Kolon Kanseri Hakkında Bilinmesi Gerekenler

Kolon Kanserinin Teşhisi Nasıl Konur?Kolon kanserinin başlangıç evresinde semptomların çoğu görülmez. Genel olarak hastalık semptomlarına ileri kademe evreli hastalarda rastlanır.

Yapılacak taramalarda endişe verilen durumlara rastlanması veya belirli semptomların görülmesi halinde ek testler yapılarak kolon kanserinin teşhisi konulur.kolon kanseri tedavisi, kolon kanseri nedir, kolon kanseri belirtileri

KOLON KANSERİNDE FİZİKSEL TEŞHİS

Kolon kanseri endişesi içerisinde olan hastanın, ilk etapta aşağıda verilen semptomların görülmesi halinde veya yapılan genel taramada kanser riski oluşması durumunda fiziksel muayene için doktora gitmesi şarttır. Bu semptomlar;

  • Bağırsak alışkanlıklarında değişkenlik,
  • Makatta doluluk hissi,
  • Rektal kanama, koyu dışkı veya dışkıda kan,
  • Kramplar ve mide ağrısı,
  • Zayıflık ve yorgunluk,
  • Beklenmeyen kilo kaybıdır.

Aşamanın ilk kısmı olan fiziksel teşhis sürecinde doktor, hastanın ve hasta ailesinin sağlığı ile ilgili sorularını sorduğu hastalık öyküsünü çıkarır. Daha sonra hastaya tam fiziksel muayene uygular.

KOLON KANSERİ TEŞHİSİNDE UYGULANAN TESTLER

Bu kapsamda ilk teşhiste uygulanan cerrahi incelemelere bakacak olursak;

  • Kan Testleri: Kolon kanseriolan hastalarda genellikle tümörde kanama olmasından kaynaklı kırmızı kan hücrelerinin sayısı düşüktür. Ayrıca Kolorektal kanser karaciğere yayılabileceği için karaciğer fonksiyonlarını kontrol etmek amacıyla kan testleri gerekebilir.
  • Kolorektal Polip Testleri: Bir diğer adı kanser arama testleridir. Eğer fiziki muayene sonuçları veya kan testi sonuçları, kolon kanseririskini gösteriyorsa uygulanan testlerdir.
  • Biyopsi ve Numune Testi: Kolonoskopi sırasında, biyopsi yapılarak özel bir aletle kolon veya rektumdan normal görünmeyen küçük bir parça alınır. Alınan parça kanser hücresi içerip içermediği yönünden incelemeye gönderilir.

Diğer testler kolon kanseri ihtimalini gösterirken, emin olmanın tek yolu biyopsi yapılarak sağlanır.

Daha sonra ise hasta üzerinde görüntüleme testleri ve taramaları uygulanır. Bunlar testler vücudun iç kısımlarının resimlerini çıkarır. Bu sayede bir bölgede kanser hücresinin olup olmadığı, kanserin ne kadar yayıldığı ve tedavilerin sonuç verip vermediği öğrenilir. Uygulanan görüntüleme testleri şunlardır;

  • Bilgisayarlı Tomografi Taraması: Röntgen ışınları kullanılır.
  • Ultrason: Ses dalgaları kullanılır.
  • Manyetik Rezonans Görüntüleme Taramaları: Radyo dalgaları ve güçlü mıknatıslar kullanılır.
  • Göğüs Röntgeni: Röntgen ışınları kullanılır.
  • Pozitron Emisyon Tomografi Taraması: Kanserin yerini tespit etmede kullanılır.
  • Anjiyografi: Röntgen ışınları kullanılır.

Vajinal Kuruluk Nasıl Giderilir?

Vajinal Kuruluk Nedir?

 Vajina duvarlarında her zaman etkili olan ince bir sıvı tabakası vardır. Ancak cinsel tahrik ile birlikte meydana gelen kan dolaşımının hızlanması sonucu vajinal ıslanma gerçekleşir. Bu tabaka böylece kalınlaşır. Bazı kadınlarda, özellikle menopoza giren kadınlar, östrojen hormonun azalması sonucu ıslanma azalır ve zamanla vajinal kuruluk meydana gelir. Bu durum sadece menopoza giren kadınlarda gerçekleşmeyebilir.vajinal kuruluk, vajinal kuruluk nedenleri, vajinal kuruluk tedavisi

 Doğum sonrası, emzirme dönemi, hamilelik, yaşlanma gibi durumlarda olumsuz etki yaparak kuruluğa sebep olur. Bu durum doğum yapan kadınlarda zamanla azalmakla birlikte menopoza giren kadınlarda iyileşme daha zordur. Kurulukta değişim ve ıslanma gerçekleşmez ise vajina duvarlarında iltihaplanma ve mantar oluşumu oluşur. Bu da zamanla kaşıntı ve sızıya sebep olur.

 Sebepleri Ve Belirtileri

 En önemli sebep östrojen hormonunda meydana gelen azalmadır Östrojen hormonu herhangi bir cinsel tahrik sonucu otomatik devreye girerek vajinada ıslaklık sağlar. Bu durum üreme için gerekli olduğu kadar sağlıklıdır da. Ancak bu hormonda eksiklik sonucu vajinal kuruluk meydana gelir. Östrojen hormonun düşmesinin altında hamilelik, doğum, emzirme, çeşitli yumurtalık hastalıkları, regl gecikmesi, hormonal hastalıklar gibi sebepler bulunmaktadır. Sigara, alkol gibi zararlı alışkanlıklar da zamanla vajinada kuruluğa sebep olur. Vajinada kuruluk ve idrar yolu enfeksiyonları zamanla kendini göstermeye başlar ve daha büyük problemleri de beraberinde getirir. Vajina ağzında ya da vajina içinde hissedilen kaşıntı, batma, yanma, hassasiyet, ilişki sırasında ağrı ve acı gibi belirtilerle karşı karşıya kalınması halinde hekiminize başvurmakta fayda var.

 Nasıl Tedavi Edilir?

 Yaşlandığınızda ya da menopoza girdiğinizde dahil vajinal kuruluk ile ilgili problemleri bir ömür yaşamak zorunda değilsiniz. Öncelikle doktorunuzla görüşmekte fayda var. Özellikle bu durum günlük hayatınızı ve cinsel yaşantınızı olumsuz etkiliyorsa vakit kaybetmeden doktora başvurulmalıdır. Doktorunuz birçok test yapacaktır. Daha sonra teşhis koyarak tedaviye başlar. Bunun için çeşitli kremler ve jeller vermektedir.

 Doktorunuzun önermesi halinde kayganlaştırıcı jeller ve nemlendirici kremlerden de destek alabilirsiniz. Bunun dışında cinsel ilişki öncesi parterinizin penisine ve vajina bölgenize uygulayacağınız kayganlaştırıcı jeller yardımı ile saatlerce ıslaklık hissi yaşayabilirsiniz. sağlanan yumuşak kayganlık ile günlük hayatınızda kaşıntı ve sızıdan kurtulabilirsiniz. Ayrıca cinsel hayatınızda daha fazla zevk almaya başlarsınız.

Bölgesel Zayıflama Yöntemleri Nelerdir?

Bugün dışarıda bir sokak röportajı yapılacak olsa, röportajı yapan kişinin karşısına çıkacak olan her üç kişiden ikisi bölgesel yağlanma problemi olduğundan şikayet edecektir. Kimi karın bölgesinde yerleşik olan yağlanmadan şikayet ederken kimi kollarının vücuduna göre kalın olduğunu, kimi ise bacaklarının vücuduna göre kalın olduğunu söyleyecektir. Kişiler bu gibi durumlarda genel olarak zayıflamak yerine tanımladıkları problemli bölgedeki yağlardan kurtulmak istemektedirler. Bu gibi durumlarda kişilerin uygulaması gereken belli başlı yöntemler mevcuttur. Kişiler bu yöntemler yolu ile bölgesel yağlanmalarından kurtulabilmektedirler.bölgesel incelme, bölgesel zayıflama, nasıl bölgesel zayıflanır

Bölgesel Zayıflarken Aman Dikkat!

Günümüzde bölgesel incelme yöntemleri adı altında kişilere mucize ürünler satılmaya çalışılmaktadır. Bu ürünlerin çoğu onaysız olarak satışa sunulmaktadır. Kişilerin bu konuda oldukça dikkatli olması gerekmektedir. İnsanların bu konuya olan zaafından yararlanmak isteyen birçok insan vardır. Bu nedenle bölgesel zayıflama dileğinde olan kişilerin bu gibi mucizevi ürünlere itimat etmemesi oldukça önemlidir. Bu gibi ürünler kişiye yarardan çok zarar verecektir.

 Bölgesel Zayıflama Egzersiz ve Diyet Üçgeni

Bölgesel zayıflama aslında sanılanın aksine düşünüldüğü kadar zor olan bir şey değildir. Bölgesel olarak zayıflamak isteyen kişinin doğru organize edilmiş bir diyet ve egzersiz programı desteği ile bu dileğini kısa sürede gerçekleştirebildiği görülmüştür. Fakat dikkat edilmesi gereken nokta kişilerin diyet ve egzersiz programlarının kendilerine özel hazırlanmış olmasıdır. Özellikle diyet ve egzersiz programlarında kişinin gerekli ölçümlerinin yapılıp kendisine, metabolizma ve fiziğine uygun diyet ve egzersiz programı düzenlemesinin yapılması oldukça önemli bir husus olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu gibi küçük noktalara dikkat edildiği taktirde bölgesel olarak zayıflamak hayal olmaktan çıkıp kişilerin bireysel gerçekleri haline gelebilmektedir.

En Önemlisi Sağlık

Bölgesel zayıflama neredeyse hemen herkesin istediği bir olay. Fakat günümüzde insanların bu konudaki ilgisi kötüye kullanılmaktadır. Kişilere tabiri caizse ‘’hayal’’ satılmaktadır. Bölgesel zayıflamayı kolay yoldan sağlayacak henüz hiçbir ürün üretilmemiştir. Aksine reçetesiz satılan bu gibi bazı ürünler kişilerin sağlığını büyük tehlike altına sokmaktadır. Bu nedenle vatandaşlarımız bu hususta oldukça dikkatli olmalıdırlar. Bölgesel olarak zayıflamak tabi ki önemli bir mesele. Fakat her şeyden daha önemli olan kişinin sağlıklı bir birey olması. Bu nedenle bölgesel zayıflama sağladığı iddia edilen bu tarz kimyasal ürünlerden uzak durulması gerekmektedir.

Estetik Gülüş Tasarımı

Her insan, gülüşünün estetik olmasını ister. Gülerken ağzını kapatmaktan çekinen, dişlerinin görüntüsünden son derece rahatsız olan insanların son zamanlarda sıkça bahsettiği estetik gülüş tasarımı diş hekimleri tarafından çeşitli yöntemlerle yapılmaktadır. Bu çeşitler porselen lamine, kristal veya zirkonyum kaplama, dişlerin beyazlatılması gibi farklı yollar veya hepsinin bir arada kullanılmasıyla oluşturulur. Diş hekimlerinin, bir sanat icra ettiği bu estetik gülüş tasarımı ile kendinizi olduğunuzdan daha genç ve dinamik bile hissedebilirsiniz.estetik gülüş tasarımı yapımı, estetik gülüş tasarımı nedir

 Kısa Bir Zamanda İstenilen Gülüşe Sahip Olmak

 Estetik gülüş tasarımı ile birlikte hayal edilen beyaz, ışıl ışıl parlayan ve çok daha sağlıklı dişlere kavuşmanız artık bir hayal olmaktan çıkıyor. Uzman diş hekimleri ile bir haftada hatta bir günde bile hayalinizdeki dişlere kavuşabilirsiniz. Gülüş tasarımının provasını yapabilmek, son dönemlerde ortaya çıkmıştır. Bu teknik ile beraber hasta, bazı özel yöntemler ile kompozit adı verilen maddenin dişe eklenerek ortaya çıkarılan bir örneğine bakarak gülüş tasarımı konusunda ön bir fikre sahip olabilir.

 Estetik Gülüş Tasarımında Dikkat Edilmesi Gereken Konular

 Estetik gülüş tasarımı konusunda uzman doktorların edindikleri teknik bilgilerin yanı sıra tecrübeleri de bir o kadar önemlidir. Kazandığı beceriler ile beraber sanatını ortaya koyması gerekir.

 Dişlere estetik bir güzellik kazandırmak için yapılacak işlemleri yaparken dikkate alınması gereken konular vardır. Hastanın yüzünün şekli, cinsiyeti, yaşı ve saçlarının boyu gibi konuları bir araya getirip, kişinin karakteristik yapısını ortaya çıkararak bu karaktere uygun bir gülüş tasarımı yapılması gerekir. Hasta ve uzman doktorun ortak bir çalışmasıyla beraber, hastanın isteklerini iletmesi sonucunda doktorun geçmiş tecrübelerine dayanarak hastanın isteğine en uygun estetik gülüş tasarımı ortaya çıkarılır.

 Dikkat edilmesi gereken bir diğer nokta, hastanın ve doktorun iyi iletişim kurabilmesidir. Hastanın ifade ettiği ölçüler ile doktorun düşüncesi bazı zamanlarda aynı olmayabilir. Bunu önlemek için, yukarıda bahsedilen yöntem ile dişlerin önceden denenerek yapılması önerilir. Kişinin istediği boyutta dişler yapılır, görüntüsü hastayı son derece menün eder fakat konuşmayı ve yemek yemeyi olumsuz etkileyebilir. Bu tür sorunlarla karşılaşmamak için ağızdaki dengeleri ince hesaplamalar yaparak kontrol altında tutmak ve o şekilde dişleri yapmak önemlidir.

Yaban Mersininin Faydaları Nelerdir?

Bu makalemizde Yaban mersini hakkında bilgi vereceğiz. Yaban mersini nedir? Yaban Mersinin faydaları nelerdir? Yaban mersini nasıl tüketilmelidir? Gibi sorulara yanıt arayacağız. Öncelikle yaban mersinin ne olduğunu kavrayalım. Yaban mersini, ılıman iklimlerde yetişen bir çeşit üzümsü meyve türüdür. Yaban mersinin anavatanı, kuzey yarımküre olmakla birlikte, bazı türleri serin ve dağlık bölgelerde yetişir. Genelde ormanlık bölgelerde yabani biçimde değişik yaban mersini türlerine rastlanılır. Avrupa, Amerika, Türkiye ve Doğu Karadeniz bölgelerinde görülen bu bitkinin sağlığa birçok yararı vardır.yaban mersini, yaban mersini faydaları, yaban mersini nelere iyi gelir

Yaban mersininin faydaları nelerdir?
Yaban mersininin yapraklarından yapılan çaylar sayesinde oluşan ishal problemleri önlenir ve giderilir. Yaban mersini çayının, adet döneminde yaşanılan ağrı ve kramplara iyi geldiği de bilinen bilgiler arasındadır. Ayrıca, idrar yolu enfeksiyonları için antibiyotik etkisindedir. Vücutta kansere karşı koruma sağlayan enzimleri harekete geçirme özelliğine sahip olan yaban mersini, antioksidan özelliğini de taşımaktadır. Vücuttaki fazla yağların dışarı atılma hızını arttırır.

Taze hali ile yenildiği zaman vücuttaki kanı temizler. Yaban mersini kan şekerini düşürür, aynı zamanda kabızlığı da önler. Barsak düzenleyici etkisi sayesinde, lifli bir bitki olduğu için kabızlık oluşmaz. Kandaki kolestrolü düşürür, kalp krizi riskini azaltır. Yaban mersininin tüketilmesi, karanlıkta görüş kabiliyetini arttırır.  Ayrıca HIV virüsünün tekrar etmesini azaltarak, insanlara sağlık katar.

Diyet yapan insanlara yaban mersini önerilmektedir. Kansere karşı vücudu koruyan ellagic-asit içeriğine sahiptir. Mide bulantılarını, mide kramplarını ve mide ağrılarını önler. Damar sertliklerine çare sağlar. Bir çok insanın korkulu rüyası haline gelmiş varisleri de iyileştirme özelliğine sahiptir. Kabızlığın neden olduğu basuru geçirir. Aynı zamanda, anksiyete, huzursuzluk, öfke ve gerginliği yok eder, sakinleştirici özelliği sayesinde rahatlama sağlar. Akşam saatlerinde tüketildiği zaman, kolay ve rahat uyku uyunur. Ağız içindeki hastalıklara da yaban mersini iyi gelmektedir. Diş çürüklerine ve ağız içi yaralara iyileştirici özellik sağlar.

Yaban mersininin faydaları gördüğünüz gibi saymakla bitmiyor. Son yıllarda yapılan bir araştırmaya göre, hergün bir kase yaban mersini tüketmek, yaşlılık döneminde ciltte oluşan kırışıkları ve hasarları önlüyor aynı zamanda hafızayı kuvvetlendiriyor. Temin edebileceğini yerler arasında, büyük süper marketler ve tabii ki, aktarlar vardır. Aktarlardan alınan yaban mersini genelde çaya katılarak tüketilir. Daha sağlıklı bir yaşam için yaban mersini tüketmeye özen göstermelisiniz.

Meme Kanseri Farkındalığı Nasıl Oluşmalı?

Tüm dünyada en sık rastlanılan kanser türleri arasında meme kanseri de yer alıyor. Kanser vakalarında ilk sırada özellikle Amerika’da rastlanıyor. Maalesef ülkemiz için de bu tablo çok farklı değil. Meme kanseri ülkemizde kanser teşhisi konulan kadınlarda birinci sırada yer alıyor. Her geçen gün, bu görülme olanları da artmaya devam ediyor. Düzenlenen meme kanseri farkındalık çalışmaları, bu olumsuz seyreden tablo nedeniyle özellikle kadınların bilinçlendirilmesi için yapılıyor.

Dikkat çekmek için meme kanseri farkındalık etkinliklerinde hastalığı anlatan bilgilendirici broşürler ve hekim söyleşileri ile seminerler düzenleniyor. Meme kanserine erken tanı için yapılması gerekenler kadınlara yönelik bu etkinliklerde anlatılıyor. Uzak metastaza (yayılım) yol açarak ölüme sebep olabilen meme kanserinde, özellikle geç teşhis konulan vakaların bir kısmı tedaviye iyi cevap veremiyor. Hastalığa geç müdahale edilmesi, hastalığın yenilememesinin en önemli nedenleri başında geliyor. Meme kanserinde de erken tanı ve tedavi, tüm hastalıklarda olduğu gibi hayat kurtarmaktadır. Meme kanserinde hastalığın evrelerinin ilerleme hızı oldukça yüksek olduğundan hemen müdahale gerektiriyor.

Bazı meme kanseri tipleri oldukça hızlı yayılan hastalıklardır ve bu konuda bilinçlenmek oldukça önemlidir. Meme kanseri için evde düzenli olarak muayenelere 20 yaşından itibaren başlanmalıdır. Ayna karşısında yapılan bu muayeneler sayesinde, memede karşılaşılacak anormallikler çok daha rahat fark edilebilmektedir. Meme görüntüsü de meme dokusundaki kanserden dolayı bazı değişikliklere yol açabilmektedir. Bu özelliği nedeniyle de kişinin kendi hastalığını fark edebilmesi, meme kanseri hastalığında mümkün olmaktadır. Toplumun bu nedenle meme kanserinde farkındalık etkinlikleri ile bilinçlendirilmesi açısından önemli olmaktadır. 40 yaşından itibaren kadınlar mamografi tetkiki ve klinik muayene yaptırmalıdır ve 30 yaşında itibaren de sadece yılda bir kez klinik muayene yaptırmak yeterli olacaktır. Aile faktörü etkin bir rol oynadığı için meme kanseri veya meme kanseri ile ilişkili (over, uterus, kolon) kanser öyküleri özellikle birinci derecede yakınlarda bulunuyorsa, hiçbir şekilde kontroller ihmal edilmemelidir.

Akciğer Kanseri 4.Evre Belirtileri ve Tedavi

Akciğer hastalığı; akciğerdeki bronşlarda başlayan ve buradaki hücrelerin aşırı derece büyüyerek başta nefes darlığına ve ilerleyen aşamalarda akciğerin işlevini yerine getirememesine neden olan bir rahatsızlıktır. Akciğer kanserinin önemli bir hastalık olmasının nedenlerinden biri, çok hızlı bir şekilde lenflere ve diğer organlara sıçrayabilmesidir. Kalın bağırsak ya da prostat kanseri gibi genellikle bulunduğu bölgeyi etkileyen bir kanser olmaması ve çok hızlı bir şekilde başta beyin olmak üzere önemli organları etkileyebildiğinden, akciğer kanseri dikkate alınması gereken hastalıkların en üst sıralarında yer almaktadır.akciğer kanseri, akciğer kanseri nedenleri, akciğer kanseri tedavisiAkciğer kanseri diğer kanser türleri ile kıyaslandığında, en ölümcül kanser türlerinden birisidir. Hekimler tarafından; bir insanın yakalanmak isteyeceği en son kanser türü, şeklinde değerlendirilen akciğer kanseri ölümcül bir rahatsızlıktır. Hekimler kanser türlerinin ölüm oranlarının hesabında, 5 yıllık süre içerisinde hastanın yaşam şansına göre bir değerlendirme yapılmaktadır. Prostat ve meme kanseri gibi hastalıklarda ilk 5 yıllık sürede hastanın yaşam oranı %70-80 civarındayken, akciğer kanseri için verilen yaşama şansı maalesef %10-15′lerdedir.

Akciğer kanseri 1. evreyi geçtiğinde 5 yıllık yaşam oranı doğrudan %15′e düştüğünden, erken tanısı muazzam derecede önemlidir. Toplam 4 evresi bulunan akciğer kanserinin ilk evresinde; hasta şiddetli ve balgamlı öksürük sorunu yaşar ve balgamda kan görülür. Akciğer kanserinin en önemli belirtisi kişinin balgamında ince çizgi şeklinde gördüğü kandır. Daha sonraki evrelerde akciğer kanseri sadece bronşları değil lenfleri ve 4. evrede diğer organları da etkiler. Akciğer kanserinin 4. ve son evresinde, hastalık diğer organlara da sıçradığından tedavi şansı oldukça düşüktür.

Akciğer kanserinin en önemli nedeni herkesin bilmesi gerektiği üzere, sigara içmektir. Sigara içen birisinin akciğer kanserine yakalanma oranı, sigara içmeyen birisine göre “tam 40 kat” daha fazladır. Akciğer kanserine yakalananların neredeyse tamamı sigara içen insanlardır. Sigaranın içerisinde bulunan tütün kadar dış kısımdaki kâğıttaki kimyasal maddeler de kanser hastalığının gelişmesinde oldukça etkilidir. Zira sigara değil de puro içen kişilerin akciğer hastalığına yakalanma oranı 5 kat daha fazladır. Aradaki 15 kat farkın, sigaranın kâğıdından kaynaklandığı düşünülmektedir.

Refleksoloji ve Kalça Ağrıları

Vücut genel olarak hareketler esnasında eklemleri aracılığı ile herhangi bir sorun yaşamaz. Ancak zamanın ilerlemesi veya vücudun gereksiz yere aşırı derecede zorlanmaları sonrasında bazı bölgelerde ağrılar meydana gelmeye başlar. İlk dönemlerde bu ağrılar kişileri çok fazla zorlamaz. Ancak daha sonrasında vücudun bazı bölgelerinde oluşan ağrıların şiddeti artmaya başlayacaktır. Bu ağrıların giderilmesi için yapılması gereken bazı şeyler olsa da kimi zaman kişiler bunları yerine getirmediği için ağrıların şiddeti gün geçtikçe artmaya başlar. Bunları gidermek adına bazı tedavi yöntemleri bulunsa da refleksoloji ve kalça ağrıları seansları sonrasında kısa süreler içerisinde var olan bu ağrılar ortadan kalkacak ve kişiler istediği gibi sağlıklı bir yaşantıya erişeceklerdir.kalça ağrısı, kalça ağrısı nedenleri, kalça ağrılarının sebepleri

Kalça ağrılarının meydana gelmesindeki en önemli faktörlerden bir tanesi ise bu bölgelerin incitilmesi ya da eklemlerdeki sıvının farklı nedenlerden ötürü azalması olmaktadır. Refleksoloji ve kalça ağrılarının oluşmasını engellemek adına tedavi yapılacağı zaman öncelikle bu rahatsızlığın nedenleri ortaya çıkartılır. Sonrasında da nedenin sona erdirilmesi adına gerekli olan çalışmalar yapılır. Çünkü ağrıların ortaya çıkma nedenleri bilinmediği durumlarda yapılacak olan refleksoloji tedavilerinde ne yazık ki istenilen sonuçlar ortaya çıkmayacaktır. Kalça ağrılarının meydana geldiği duruma bağlı olarak farklı noktalara baskı uygulanır. Lakin bu işlemlerin sonrasında kişilerin kalça ağrılarının sona ermesi adına yapılması gereken en doğru şey, düzenli olarak seansların gerçekleştirilmesidir.

Travma Belirtileri, Nedenleri ve Etkileri

Travma, Amerikan Psikoloji Derneği (APA) tarafından birisinin son derece olumsuz bir olaya duyduğu duygusal tepki olarak tanımlanır. Travma korkunç bir olaya normal bir tepki olsa da, etkiler o kadar şiddetli olabilir ki, bireyin normal bir yaşam sürme yeteneğine müdahale ederler. Böyle bir durumda, travmatik olayın neden olduğu stres ve disfonksiyonu tedavi etmek ve bireyi duygusal bir refah durumuna geri döndürmek için yardıma ihtiyaç duyulabilir.

Travmanın Temel Kaynakları Nelerdir?

Travmaya, mağdurun zihinsel ve duygusal istikrarı üzerinde kalıcı bir etkiye neden olan ezici derecede olumsuz bir olay neden olabilir. Birçok travma kaynağı doğada fiziksel olarak şiddetliyken, diğerleri psikolojiktir. Bazı yaygın travma kaynakları şunlardır:travma belirtileri, travma tedavisi yapımı, travma etkileri neler

  • kolza
  • Aile içi şiddet
  • Doğal afetler
  • Şiddetli hastalık veya yaralanma
  • Sevilen birinin ölümü
  • Şiddet eylemine tanık olmak

Travma genellikle ancak her zaman değil, travmaya neden olan bir olay yerinde bulunmasıyla ilişkilidir. Uzaktan bir şeye tanık olduktan sonra travmayı sürdürmek de mümkündür. Küçük çocuklar travmaya karşı özellikle savunmasızdır ve duygusal refahlarını sağlamak için travmatik bir olay meydana geldikten sonra psikolojik olarak incelenmelidir.

Travmadan Acı Çeken Bir Kişinin İşaretleri Nelerdir?

Travmanın nedenleri ve semptomları çeşitli olsa da, dikkat edebileceğiniz bazı temel travma belirtileri vardır. Travmatik olaylara katlanan insanlar genellikle sarsılmış ve şaşırmış görünürler. Konuşmaya normalde göründüğü gibi yanıt vermeyebilirler ve konuşurken bile sık sık çekilmiş veya görünmezler.

Bir travma kurbanının başka bir belirtisi kaygıdır. Travmaya bağlı kaygı , gece terörü, sinirlilik, sinirlilik, zayıf konsantrasyon ve ruh hali değişimleri gibi problemlerde ortaya çıkabilir. Bu travma belirtileri yaygın olmakla birlikte, kapsamlı değildir. Bireyler travmaya farklı şekillerde tepki verirler. Bazen travma, kurbanın en yakın arkadaşları ve ailesi için bile neredeyse fark edilmez. Bu vakalar, travmatik bir olay meydana geldikten sonra, ilk rahatsızlık belirtisi göstermese bile birisiyle konuşmanın önemini göstermektedir. Travma, gerçek olaydan günler, aylar hatta yıllar sonra ortaya çıkabilir.

Travmanın Duygusal Belirtileri

Duygu, travmanın ortaya çıktığı en yaygın yollardan biridir. Travmanın bazı yaygın duygusal belirtileri arasında inkâr, öfke , üzüntü ve duygusal patlamalar bulunur. Travma kurbanı, yaşadıkları ezici duyguları arkadaşlar veya aile üyeleri gibi diğer kaynaklara yönlendirebilir. Bu, travmanın sevdikleriniz için de zor olmasının nedenlerinden biridir. Sizi uzaklaştıran birine yardım etmek zordur, ancak travmatik bir olaydan sonra ortaya çıkan duygusal semptomları anlamak süreci kolaylaştırmaya yardımcı olabilir.

Travmanın Fiziksel Belirtileri

Travma genellikle fiziksel olduğu kadar duygusal olarak da kendini gösterir. Travmanın bazı yaygın fiziksel belirtileri arasında solukluk, uyuşukluk, yorgunluk, zayıf konsantrasyon ve yarış kalp atışı bulunur. Mağdur kaygı veya panik atak geçirebilir ve bazı durumlarda baş edemeyebilir. Travmanın fiziksel belirtileri, fiziksel yaralanma veya hastalık belirtileri kadar gerçek ve endişe verici olabilir ve travmatik bir olaydan sonra stres seviyelerini yönetmeye dikkat edilmelidir.

Travmanın Kısa ve Uzun Vadeli Etkileri

Travmanın tüm etkileri kısa bir süre içinde ya da haftalar hatta yıllar boyunca ortaya çıkabilir. Kalıcılığı önlemek için travmanın tüm etkileri derhal ele alınmalıdır. Travma ne kadar erken giderilirse, mağdurun başarılı ve tam olarak iyileşme şansı o kadar artar.

Travmanın kısa ve uzun vadeli etkileri benzer olabilir, ancak uzun süreli etkiler genellikle daha şiddetlidir. Travmadan sonra kısa süreli ruh hali değişiklikleri oldukça normaldir, ancak ruh halindeki değişiklikler birkaç haftadan daha uzun sürerse, uzun süreli bir etki ortaya çıkabilir.

Yapabileceğim Bir Test veya Öz Değerlendirme Var mı?

Travma için çevrimiçi değerlendirmeler mevcut olmakla birlikte, öz değerlendirme üzerinde profesyonel değerlendirme yapılması önerilir. Mağdur veya sevilen kişi bazı şeyleri görmeye meyillidir ve önyargılı olurken, bir profesyonel nesneldir ve önyargıyı telafi etmek için eğitilir.

Kendiniz veya travma geçiren sevdikleriniz için profesyonel bir değerlendirme almakla ilgili daha fazla bilgi edinmek için şu adresteki yardım hattımızı arayın . Güler yüzlü uzmanlarımız çağrıyı yanıtlamak ve iyileşmeye başlamak için ihtiyacınız olan tüm bilgileri sağlamak için 7/24 hizmetinizdedir.

Travma İlaçları: İlaç Seçenekleri

Travma, diğer bazı zihinsel bozuklukların aksine , bir olay veya deneyim tarafından indüklenirken, bazı ilaçların kullanılmasıyla tedavi edilebilir. Tüm travmalar ilaç gerektirmez, ancak anksiyete ve depresyon gibi travma semptomlarının tedavisinde faydalı bir araç olabilir. İlacın gerekli olup olmadığını belirlemek için bir sağlık uzmanı ile çalışmak önemlidir.

Travma İlaçları: Olası Seçenekler

İlaç seçenekleri, bireyin psikolojik ve tıbbi geçmişine ve semptomların şiddetine bağlı olacaktır. Eğer depresyon şiddetli ve uzun bir dönem boyunca hissetti, ortak antidepresan ilaçlarla tedavi edilebilir. Klinik depresyon, üç aydan uzun süren herhangi bir depresif dönem olarak tanımlanır. Birçok travma kurbanı, anti-anksiyete ilacı almaya uygun anksiyete hastaları kategorisine girer.

İlaç Yan Etkileri

Travma semptomları için ilaç alıp almama konusundaki hususlardan biri ilaç yan etkilerinin varlığıdır. Tüm ilaçların yan etkileri vardır ve şiddet, ilaç sınıfına ve bireysel vücut kimyasına bağlı olarak büyük ölçüde değişir. Bazı yan etkiler diğerlerinden daha yönetilebilir ve potansiyel olumsuz yan etkiler her zaman hastanın potansiyel faydasıyla karşılaştırılmalıdır.

Uyuşturucu Bağımlılığı, Bağımlılık ve Geri Çekme

Ne yazık ki, travma kurbanlarının kendi kendine ilaç verme ve travmanın etkileriyle başa çıkma aracı olarak ilaçlara başvurmaları nadir değildir. Hükümet çalışmaları, insanların yüzde 25’inin 16 yaşından önce travma yaşadığını ve bu bireylerin uyuşturucu veya alkol bağımlısı olma olasılığının daha yüksek olduğunu tahmin ediyor.

Aşırı dozda ilaç tedavisi

Aşırı dozda ilaç alımı, bir kişi fiziksel zarara neden olacak kadar önemli miktarda ilaç aldığında ortaya çıkar. Aşırı doz genellikle madde kötüye kullanımı ile birlikte ortaya çıkar, ancak kazara olabilir ve düzenli koşullar altında ortaya çıkabilir. Herhangi bir doz aşımı vakası ciddiye alınmalı ve aşırı dozun tekrar oluşmamasını sağlamak ve nedenin madde kötüye kullanımı olup olmadığını belirlemek için profesyonel yardım alınmalıdır.

Depresyon ve Travma

Depresyon ve travma yüksek komorbidite oranlarına sahiptir ve umutsuzluk, halsizlik ve üzüntü duyguları birkaç gün hatta haftadan daha uzun sürebilir. Bir travma meydana geldiğinde, travma sonrası stres bozukluğu sıklıkla ortaya çıkar. Veteran Affairs Departmanı, depresyonun TSSB gelişen travma kurbanlarında genel nüfustan üç ila beş kat daha fazla olduğunu tahmin etmektedir.

Çift Teşhis: Bağımlılık ve Travma

Ne zaman TSSB belirtileri çok fazla olur, depresyon ve anksiyete normal yollarla baş etmek, madde kötüye kullanımı, travma dönüşün birçok kurban. Daha önce de belirtildiği gibi, mağdurların genel nüfusun diğer üyelerinden daha fazla bağımlılık geliştirmesi daha olasıdır . Bir travma kurbanının sevdiklerinin, TSSB’nin tek dış belirtisi olsa bile, travma sonrası bağımlılık belirtilerini araştırması önemlidir.

Kulak Ağrısı Nedenleri ve Ağrıyı Geçirme

Birçoğumuz çocukken kulağımızın ağrıdığını hatırlarız; ancak kulak ağrısı, genellikle burun ve boğazdaki virütik bir enfeksiyon ile birlikte yetişkinlerde de sık sık görülür. Bazı durumlarda, evde uygulanan basit tedaviler yalnızca ağrıyı dindirmek ve iyileştirmekle kalmaz, ağrının tekrarlama ihtimalini de azaltır.

Kulak ağrısı genellikle dış veya orta kulağı etkileyen hastalıklardan kaynaklanır. Dış kulaktaki ağnlann nedenleri arasında, ya çıban gibi bir bölgeye toplanmış ya da daha genel bir kırmızılık ve şişlik yaratan bir enfeksiyon veya iltihaplanma yer alır. Kırmızılık ve şişlik alegik bir reaksiyon olabileceği gibi suya sık dalıp çıkmaktan da kaynaklanabilen (yüzücü kulağı diye anılan durum) bir tahriş sonucu oluşabilir. Dış kulak kanalına giren yabancı bir madde de ağn yapabilir. Bu duruma özellikle, kulaklarına boncuk gibi cisimler sokmaya meraklı olan küçük çocuklarda rastlanır. Böyle bir cisim kulak kanalında sıkışıp kalırsa ağn ve iltihap yapar. Daha sonra burada bir bakteri veya mantar sonucu enfeksiyon oluşursa akıntı başlayabilir. Kulak zarına basınç yapan buşon (kulak kiri) da ağrı yaratabilir.kulak ağrısı nedenleri, kulak ağrısı geçirme, kulak ağrısı nasıl geçerOrta kulağı etkileyen en ağnlı durum ise soğuk algınlığı ve diğer burun ve boğaz enfeksiyonlarının olası komplikasyonu olan otittir. Burundaki bir iltihap östaki borusunu tıkarsa sıvı birikimi meydana gelir. Virüs ve bakteriler bu sıvıda ürer ve kulak zan üzerindeki basınç artar. Alerjik nezle de kulak rahatsızlığı ve işitme kaybına neden olabilir. Kulak ağrısının diğer nedenleri arasında diş sorunları ve suya dalarken veya uçak yolculuğunda oluşan basınç farkı sayılabilir.

Bunu biliyor muydunuz?

Kulak ağrısı genellikle geceleri ağırlaşır. Yattığınızda, özellikle de ağrıyan kulağın tarafına yatılırsa iç kulak iyi boşalamaz ve ayrıca uyku enasında daha az yutkunulduğu için östaki borusu fazla genişleyemez.

Korunma

Bebeğinizi tercihen en az bir yıl emzirerek ilerde meydana gelebilecek kulak ağrılarından koruyun. Anne sütündeki antikor ve diğer maddeler bağışıklık sistemini güçlendirir ve enfeksiyonlara karşı koruyarak kulak sorunlarını önlemede önemli bir rol oynar. Yetişkinlerin ve çocukların, Ostaki borusunun ve orta kulağın zarını tahriş eden dumanlı havadan sakınmaları gerekir. “Yüzücü kulağı”na eğiliminiz varsa, yüzmeden önce kulaklannızı vazelinli kuzu yünüyle tıkayın. Halka açık havuzlara, kirli göl ve nehir sularına girmeyin.

Beslenme: Enfeksiyon veya alerjinin neden olduğu kulak ağrısını önlemek için sağlıklı bir beslenme rejimi izleyerek bağışıklık sisteminizi güçlendirin.

Her gün çiğ sanmsak yiyin ve yediklerinize ek olarak beta-karoten, C ve E vitamini ile flavonoid takviyesi alın. Kendinizin veya çocuğunuzun kulak ağrısının bir besin hassasiyetinden kaynaklandığını düşünüyorsanız, suçluyu bulmaya çalışın.

Uçak yolculuğunda

Uçaktaki basınç değişimlerinden kaynaklanan kulak ağrılarını önlemek için uçak kalkarken ve inerken aşağıdaki tedbirleri alın:

  • Sık sık esneyin.
  • Devamlı olarak yutkunun, sakız çiğneyin veya su yudumlayın.
  • Bir enfeksiyon geçirmiyorsanız, burnunuzu sıkın, ağzınızı kapayın ve üflemeye çalışın.

Tedavi

Dış kulakta yabancı bir madde varsa bunu doktorun çıkarması gerekir. İltihaplı veya enfeksiyon kapmış bir kulaktaki ağrı bazen aşağıdaki basit ilaçlarla giderilebilir:

  • Ostaki borusunun boşalmasını sağlamak için uyurken başınızın altına bir yastık daha koyun.
  • Kulağınızı ısıtın. Ağrıyan kulağın üstüne bir sıcak su torbası koyun veya sıcak tuz torbası kullanın.

Aromaterapi: Uçucu yağların buharlarını teneffüs etmek veya bu yağlan seyrelterek kulağa uygulamak ağrının dindirilmesine yardımcı olur. Hamileliğin ilk 20 haftasında kayeput yağını kullanmayın.

  • Yarım litre kaynar suya beş damla lavanta, kayeput veya papatya yağı damlatın. Buharını 10 dakika teneffüs edin.
  • İki çay kaşığı ılık zeytinyağına üç damla kayeput veya lavanta yağı damlatın ya da sığırkuyruğu veya sarı kantaron yağlarını seyreltmeden kullanın. Ağrıyan kulağınız yukarı bakacak şekilde başınızı yana eğin. Kulağa yağdan birkaç damla damlatın ve bir pamukla hafifçe tıkayın. Kulaktan gelen renksiz, iltihaplı veya kanlı bir akıntı olması halinde kesinlikle yağ damlatmayın. Böyle bir akıntı kulak zarının delindiğine delalet olabilir ve damlattığınız yağ orta kulağa girerek daha fazla tahrişe neden olabilir.
  • Az önce bahsedilen yağlardan herhangi birini iki çay kaşığı tatlı badem yağı ile karıştırın ve bundan birkaç damla kullanarak kulak ve boğaz derisini yumuşatın.

Ne Zaman Tıbbi Yardım Gerekir?

  • Kulak ağrısı çok şiddetliyse veya birkaç günden fazla sürerse.
  • Kulakta yabancı bir madde veya iltihap varsa.
  • Yüksek ateş görülürse.

Acil Durum

  • Kulaktan renksiz bir akıntı veya kan gelirse.