Ağırlık Çalışmak Boya Etki Eder Mi?

Antrenmanda yeniyseniz, düşündüğünüz en yaygın sorunlardan biri kuvvet antrenmanı ve büyüme arasındaki ilişki olacaktır. Bazı çalışmalarda; Özellikle gelişme çağındaki gençlerde kemiklerin kuvvetli baskıya maruz kaldıkları, sertleşmelerine ve esnekliklerini kaybetmelerine neden olduğu, bunun da gelişmeyi yavaşlattığı gözlemlenmiştir. Genç yaşta egzersiz yapmaya karar veren kişilerin kaslarını esnetmeye ve uzatmaya yardımcı olacak aktivitelere odaklanmasını öneriyoruz. Kendi vücut ağırlığınızı kullanarak yapacağınız egzersizler sağlığınız için daha faydalı olacaktır. Ön kollarınıza, sırtınıza ve göğsünüze odaklanan bir halterle antrenman yapabilirsiniz. 1970’lerde Japonya’dan yapılan bir başka çalışmada; Aynı şekilde, gün içinde ağırlık taşıyarak geçimini sağlayan çocukların, bilimsel olarak kanıtlanmamış olmasına rağmen, ortalama boyların altında oldukları gözlemlenmiştir.ağırlık çalışmak, ağırlık çalışma ve boy ilişkisi, ağırlık çalışmak kısa kalmaya neden olur mu

Kuvvet antrenmanı ve büyüme arasındaki ilişki

Fiziksel aktivite ve kuvvet antrenmanı yapan gençler, ebeveynler için kaygı uyandıran sorunlar olabilir. Bu çalışmalarla gençlerin boyu uzamaz mı? Kaldırma ağırlıkları, kemik büyümesinin gelişimini ve hızını etkileyebilir. Vücudun düzenli kuvvet antrenmanından sonra kaslı hale geldiği bilinmektedir. Bu durumda kasların tendonları kemikleri sararak tuttukları için kemiğin uzama hızını yavaşlatabilirler. Özellikle erkek çocuklara 18 yaşına gelene kadar ağır antrenman yapmaları önerilmez. Hafif ve geleceğe yönelik araştırmalar yapılmalıdır. Vücut gelişimi, kemik gelişiminin ortalama olarak devam ettiği 21-22 yaşına kadar izlenmeli ve uygun antrenman programları tercih edilmelidir. Bir Japon araştırmasına göre, her bir kemiğin sonundaki gelişim plakaları, kuvvet antrenmanından zarar görebilir. Ancak gerçek şu ki; Bu sorun kemik kırıklarında ortaya çıkar. Yani kemik kırığı olmadığında zararı olmaz. Ayrıca size en uygun ortamda direnç antrenmanı ve vücut geliştirmeyi kolayca yapabilmeniz için gerekli vücut geliştirme ekipmanlarını temin ederek her yerde antrenman yapabileceğinizi de hatırlatmak isteriz.

Kısa boyun için beslenme etkili midir?

Beslenmenin büyümeyi etkilediği söylenir. Özellikle bu konudaki araştırmalarda küçük yaşlardan itibaren özenle hazırlanan okul beslenme programları ile takip sağlanmaktadır. Gelişmekte olan öğrencilere hangi yiyecekleri ve ne kadar tüketmeleri gerektiği anlatılır ve 10 yıl sonra bir önceki neslin oranlarının 10 cm olduğu fark edilir. Özellikle vücut geliştirme ve kuvvet antrenmanı gibi diyetin de doğrudan etkili olduğu antrenmanlarda beslenmeye daha fazla dikkat edilmesi gerekmektedir. Vücut geliştiriciler, normal bir diyetten daha fazla protein almalıdır. Ayrıca karbonhidrat ve yağ tüketimine de dikkat etmeniz gerekiyor. Büyüme hormonunun etkisiyle artan büyüme söz konusu olduğunda, doğru ve sağlıklı beslenmenin önemi oldukça büyüktür. Doğru beslendiğiniz ve kemik kırılması yaşamadığınız sürece vücut geliştirmenin sizi sıktığını söylemek yanlış olur.

Büyümeyi teşvik eden alternatif sporlar;

Yüzme ve Su Topu: Yüzerken vücudu öne doğru esneterek yüksekliği etkileyen bir spordur.

Basketbol ve Voleybol: Zıplama ve hareketin yapıldığı bu iki sporda büyüme hızlı olacaktır. Ancak gelişim sürecinde insanlar için etkili olacağını hatırlatmak isteriz.

Yüksek Atlama: Koşma, zıplama, zıplama gibi tüm hareketleri gerçekleştirebileceğiniz yüksek atlama ile boyunuzu koruyabilirsiniz.

Pull-up ve sokak antrenmanları: Bu süspansiyon egzersizlerinde omurganızı ve eklemlerinizi tam dik konuma getirerek boyunuzu artırabilirsiniz.

Vücuttaki Yağlar Sporcu Performansını Nasıl Etkiler?

Sporla uğraşan kişilerin fiziksel ve fizyolojik yapılarının analizinin başarılı bir performans için şart olduğuna inanılmaktadır. Bir sporcunun fiziksel özelliklerini bilmek ve performans düzeyini ölçmek, hangi spora daha yatkın olabilecekleri konusunda da fikir verir. İnsanların en üst düzeyde performans gösterdiğini bilmek, yalnızca eğitim programlarının hazırlanmasını desteklemekle kalmayacak, aynı zamanda olası yaralanmaların önlenmesine de yardımcı olacaktır. En yüksek performansınızı bilmek, yapabileceğiniz maksimum işi belirlemenize de olanak tanır. Araştırmalar ayrıca farklı sporlar için uygun ideal vücut özelliklerini de belirlemiştir. Bir futbolcu ile bir kalecinin vücut yağ oranı farklı diyebiliriz. Sporcuların vazgeçilmezi; Vücut yağı ne kadar az olursa, performans o kadar yüksek olur. Erkek sporcular için ideal vücut yağ oranı %15, kadın sporcular için ise %25 civarındadır.sporcu ve yağ oranı, yağ oranı ve performans, yağ oranı performansı etkiler mi

Performans ve vücut yağı hakkında bilmeniz gerekenler;

Araştırmalar, farklı sporlara daha duyarlı olabilecek vücut verilerini belirledikten sonra, farklı spor dallarındaki sporcuların aynı spor dalındaki insanlarla benzer özelliklere sahip olduğu da gösterildi. Bir halterciyi bir futbolcuyla karşılaştırdığınızda, sporun farklı etkilerini görebilirsiniz. İki sporcunun farklı kas gruplarına, boyuta ve genel vücut yağ oranına sahip olduğunu görebilirsiniz. Futbolu tercih ederseniz, en yeni futbol giyim ürünlerini sitemizde bulabileceğinizi hatırlatırız. Vücut yağ miktarının yaptığınız spordaki performansınızı etkileyebileceğini ve yaptığınız sporun da vücut yağ dengenizi etkileyeceğini bilmelisiniz. Profesyonel değilseniz, farklı yöntemlerle ölçülen vücut yağ oranını basit ağırlık ölçümlerini kullanarak öğrenebilirsiniz.

Vücut yağ oranınız ideal sporcununkinden yüksekse güç, çeviklik, hız ve esneklik gibi faktörleri olumsuz etkiler. Atletik performansınızı düşürecek olan fazla yağlardan bir an önce kurtulmaya çalışmalısınız. Bu nedenle farklı spor dallarında sporcular için hazırlanan antrenman çalışmaları da farklı şekillerde hazırlanmaktadır. Sporcuların vücut yağ oranının idealden yüksek olması metabolizma hızını yavaşlatır. Vücut yağı yüksekse, hareket kısıtlılığı ve zayıf koordinasyon kaçınılmaz sonuçlar arasında olacaktır.

Spor Sektörüne Göre İdeal Yağ Oranı;

Her spor için sizin için hazırlanmış antrenman egzersizleri olduğundan ve sporcularda vücut yağ oranının spora göre değişeceğinden bahsetmiştik. Yaptığınız sporun vücut yağ seviyenizi belirlemeye de yardımcı olduğunu öğrendik.

Futbol, ​​basketbol ve hentbol gibi spor dallarında profesyonel sporcular için hız, koordinasyon ve kuvvetin çok önemli olduğu ortalama vücut yağ oranı belirlenir. Bu farklı işlevleri bir arada kullanan sporlar için ideal vücut yağ oranı erkeklerde %8-10 iken kadın sporcularda bu oran %12-24’tür. Vücut yağı yüksek olan bir sporcuda kas liflerinin gücü ve hızı azalır. Vücut geliştirme veya kuvvet antrenmanı yaparsanız, kas ve kemik hacminde artışa ve vücut yağ oranınızda azalmaya yol açacaktır. Fiziksel özelliklerini bilmediğiniz kişilerin vücut yağ oranlarına erişiminiz varsa, spor geçmişi olup olmadığını ve hatta hangi sporları yapmış olabileceğinizi tahmin edebilirsiniz.

Vücut yağınızı mümkün olduğu kadar düşük tutmanın performansınıza olumlu etki yapacağını bilmelisiniz ve özellikle dikkat etmeleri gerekmektedir. Spor hayatınızda başarılı olmak istiyorsanız profesyonel olmasanız bile vücut yağ oranınızın ideal seviyede kalmasına dikkat etmelisiniz. Vücut yağ oranınız idealden yüksekse bir an için ideal seviyeye düşürmeyi deneyin. Hem sağlığınız hem de başarılı bir yaşam için bu konuya dikkat etmeniz gerekiyor.

Bisiklet Kullanmanın Sağlığa Faydaları

Sağlığınızı korurken eğlenmek istiyorsanız bisiklet sürmeyi düşünmenizi öneririz. Hızlı bir şekilde yağ yakmanıza yardımcı olacak bir bisiklet ile sporunuzu daha eğlenceli hale getirebilirsiniz. Kilo kontrolünde ve kilo vermede etkili olan bisikletin düzenli olarak günde ortalama 1 saat yapılması önerilir. Vücuttaki tüm kasların aynı anda çalışmasına yardımcı olan bir bisiklet aynı zamanda vücudun dayanıklılığını da artırır. Eğlenceli, ekonomik ve sağlığımız için faydalı olan bisiklet sürmek aslında aerobik bir aktivitedir. Hem zihinsel hem de fiziksel sağlığa fayda sağlayan bisiklet, birçok sağlık sorununa da çözüm olabilir.bisiklet kullanımı, bisiklet kullanmanın faydası, bisiklet kullanımı ve sağlık açısından faydaları

Yıllarca zinde kalmak, yaşam tarzınızı ve sağlığınızı iyileştirmek istiyorsanız; Diyelim ki normal bisiklet sürme alışkanlığı edinerek formda kalabilirsiniz. Bisiklet sürerken ekstra konfor sağlayan, özel teknolojiler kullanarak teri buharlaştıran, kaliteli ve ergonomik erkek taytları ve kadın taytları tercih edebileceğinizi hatırlatırız.

Bisiklete binmenin sağlığa faydaları nelerdir?

Kalp Sağlığına Faydalıdır… Kaslardaki oksijen azalırsa, kalp kasları kanla oksijenle beslemek zorunda kalır ve bu da kalbin çalışmasını sağlar. Bisiklete binmek kaslardaki oksijenin azalmasına neden olacak ve kalbin sağlıklı çalışmasını sağlayacaktır. Kalbin aktivitesine bağlı olarak akciğerlerde ve kan damarlarında aktif olacaklardır.

Kilo Vermeyi Destekler… Yağ yakmanıza yardımcı olan bisiklet, aynı zamanda sizi kalori yakmaya da zorlar. Tüm kasları etkin bir şekilde çalıştıran bisiklet, kısa sürede kas da oluşturacaktır. Bu sayede hem kilo verecek hem de daha fit görüneceksiniz.

Kas gücünü arttırır… Bisiklete bindikten sonra tüm kaslar aktif olarak çalıştığı için yıpranan kas grupları yenilenir ve yenilenir. Ayrıca yenilenen kas gruplarının daha güçlü hazırlanacağını unutmayın. Düzenli bisiklet sürmek ayrıca kas uzunluğunu ve gücünü artıracaktır.

Eklem ağrılarını giderir… Eklem ve diz problemleriniz varsa normal bisikletler kullanarak bu sorunu çözebilirsiniz. Aktif çalışan ve yoğun hareket eden eklemler şekil alacağı için zorlanmayacaktır.

Duruşu iyileştirir… Bisiklete binmenin ana yönlerinden biri dengeyi korumaktır. Vücut duruşunu düzeltmeye yardımcı olan bisiklet, üst kasları da güçlendirir. Hareketliliğiniz devamlı olacağından rahat etmek adına sportif şekillerde tasarlanmış ceketler giyebilirsiniz.

Stresi Azaltır… Yüksek trigliserit düzeyleri, kilo alma ve yüksek düzeyde kötü kolesterol gibi birçok sağlık sorunu strese yönelik gelişir. Düzenli olarak bisiklete binmek, zihninizi ele geçiren düşüncelerden uzaklaşmanın harika bir yoludur. Zihinsel ve fiziksel sağlığınızı korumak istiyorsanız bisiklete binmeyi içeren bir spor seçebilirsiniz.

Doğumu kolaylaştırır… Evet doğru okudunuz. Çok az şey bilinmesine rağmen, düzenli olarak günde 30-45 dakika egzersiz yapan kadınlarda doğum sırasında daha az komplikasyon gelişir. Düzenli bisiklet kullanımı ile kemik ve kaslar güçlenir ve vücut esnekliğini arttırır, bu da doğum sırasında büyük faydalar sağlar.

Beyin fonksiyonlarını geliştirir… Beynimiz bisiklet sürerken kasları dengeleme, odaklanma ve koordine etme gibi birçok işlevi yerine getirir. Beyni aktif olarak çalıştıran bisiklet, beyin bölgesinde yeni hücrelerin üretimini destekler ve beyne giren oksijen miktarını arttırmada etkilidir.

Kabızlığı önler… Başta pek iletişim kuramasanız bile bisiklete binmenin kabızlık sorununu çözdüğünü belirtelim. Bisiklete binme sırasında besinler kolondan hızla geçer. Su emilimi azalır, dışkı sulu hale gelir. Bağırsak hareketlerini hızlandırdığı ve kolon kanseri riskini en aza indirdiği bilinen bisiklet, sağlığımız için birçok yönden faydalıdır.

Omuz ve Boyun Ağrısı Neden Olur?

Günlük hayatımızda sıklıkla karşılaştığımız eklem ağrılarının büyük çoğunluğunu omuz ve boyun ağrıları oluşturmaktadır. Araştırmalar gösteriyor ki; Ülkemizin her üç sakininden biri omuz veya boyun ağrısı çekiyor. Pek çok farklı nedene bağlı olarak ortaya çıkan bu ağrılardan, doğru tespit edip müdahale etmeyi bilirseniz kurtulabilirsiniz. Baş ve vücut arasındaki bağlantıyı sağlayan boynumuz, başımızın dengede kalmasına yardımcı olur. Boynumuzu kolayca sağa sola çevirmemize yardımcı olan damarlarımız omuzlarımızdan aşağı iner. Sıklıkla birbirine bağlı olan omuz ve boyun ağrıları yaşam kalitenizi doğrudan etkiler. Omuz eklemi dışında oluşan omuz ağrılarının çoğunun boyundaki bir fıtıktan kaynaklandığı tespit edilmiştir.omuz ağrısı, boyun ağrısı, boyun ağrısı nedenleri, omuz ağrısı nedenleri

Boyun ağrısı nedenleri

Romatizmal rahatsızlıklar… Bu ağrı grubu, hareketle hafifleyen bir ağrı grubudur. Romatoid artrit gibi birçok hastalık boyun hareketlerinde kalıcı kayıplara veya kısıtlılıklara neden olabilir. Romatizmal ağrılar için; Uzun süreli istirahatte ve gecenin ilerleyen saatlerinde artan ağrı gözlemlenebilir.

Boyun Fıtığı… 7 omurdan oluşan boyun fıtığı ciddi sağlık sorunlarına neden olabilir. Omurlar arasında destek sağlayan diskin jöle benzeri kıkırdaklı dokusunun kola giden sinirlere doğru taşınmasıyla oluşur. Omuriliğe yapılan baskı, bacaklarda güçsüzlük ve yürüme güçlüğü gibi sorunlara neden olabilir.

Kireçlenme… Boyunda kireçlenme oluştuktan sonra şiddetli boyun ağrısı yaşayabilirsiniz. Sinir hasarı meydana geldiğinde uyuşma ve karıncalanma gibi hisler meydana gelebilir. Gerekli müdahale yapılmazsa ilerleyen dönemlerde alt bedende his kaybı görülebilir.

Kanalların daralması… Omuriliği ve sinirleri taşıyan kanalların daralması da boyun ağrısına neden olabilir. Yaşlı hastalarda, bu el uyuşmasına neden olabilir. Bu uyuşmaya ek olarak güç kaybı, yürümede zorluk, kol ve bacaklarda uyuşma gibi sorunlar ortaya çıkabilir.

Torasik çıkış sendromu… Omuz ve koltuk altlarındaki sinirlerin sıkışması da boyun ağrısına neden olabilir. Ameliyatla tedavi edilebilen torasik outlet sendromu, kola kadar uzanan ağrı ve uyuşukluk görebilirsiniz.

Miyofasyal Ağrı Sendromu… Yumuşak dokulardan kaynaklanan ağrıya miyofasyal ağrı sendromu denir ve boyun, sırt ve omuzlarda ağrı olarak kendini gösterir. İlaçla tedavi edilen bu hastalık ile gerekirse lokal anestezi altında da müdahale edebilirsiniz.

Tümörler … Omurilik ve beyin tümörleri şiddetli boyun ağrısına neden olabilir. Tüm bu olasılıklara ek olarak tüberküloz, bruselloz gibi hastalıklar da boyun ağrısına neden olabilir.

Yukarıda da belirttiğimiz gibi birçok olasılığı olan boyun ağrıları geçmiyorsa mutlaka bir uzmana görünmenizi öneririz. İlerleme durumunda, düzeltilmesi çok daha zor olan sağlık sorunlarından kaçınmak için erken müdahale ve teşhis gereklidir.

Omuz ağrısının nedenleri

Boyun Fıtığı… Boyun ağrıları arasında bahsettiğimiz boyun fıtığı nedeniyle omuz ağrısı yaşayabilirsiniz. Boyundaki fıtık nedeniyle omuzlarda uyuşma ve ağrı oluşabilir. Omuz ağrısını değerlendirirken bunu aklınızda bulundurun.

Omuz ekleminden kaynaklanan… İş veya egzersiz sonrasında kolunuzda gerginliğe neden olan omuz ağrısı hissedebilirsiniz. Omuzdaki çarpma, düşme, kırık ve çıkıklardan kaynaklanan ağrılar akut ağrı olarak tanımlanır. Uzun bir süre boyunca gelişen ve yavaş ilerleyen eklem ağrısı, kronik ağrı olarak kabul edilir.

Sıkışma Sendromu… Genellikle 40 yaş ve üzeri kişilerde görülen sıkışma sendromundan sonra omuz ağrısı hissedebilirsiniz. Hafif ağrılarla başlayan bu hafif ağrılar özellikle geceleri yatağınızda kendini gösterecek ağrılar arasındadır.

Diğer hastalıklar… Kalp damar hastalığı, tüberküloz, kronik akciğer hastalığı, şeker hastalığı gibi birçok hastalık zaman zaman omuz ağrısına neden olabilir. Oluşum nedenine bağlı olarak fizik tedavi, ilaç tedavisi, egzersiz araştırması gibi çeşitli tedaviler uygulanabilir. Şüphelendiğiniz ve geçmeyen omuz ağrınız varsa en kısa zamanda doktorunuza danışmanızı öneririz.

Nasıl Sağlıklı Kilo Alınır?

Kilo almanın kilo vermekten çok daha karmaşık bir süreç olduğunu vurgulayarak başlayalım. Genellikle erkeklerde görülen bu sorunun kökenine inmek için bir doktora danışmak gerekir. Kilo alamama sorunu büyük ölçüde metabolizma ile ilgili olacaktır. Kilo almaya çalışırken börek, börek gibi sağlıksız yiyecekleri tercih etmemeli, sağlıklı bir şekilde kilo almaya özen gösterilmelidir. Egzersiz öncesi ve yatmadan önce hangi yiyecekleri yiyeceğinize karar vermeli ve beslenme programınıza göre hareket etmelisiniz. Toplu eklemek ve kilo almak için sağlıklı bir şekilde kilo almak için kullanabileceğiniz yiyecekleri bilmeniz ve abur cubur gibi sağlıksız yiyeceklere yönelmemeniz gerekir. Sorun kilo almak değil; Bu, günde tüketilen kalori sayısı tüketilen kalori sayısını aştığında ortaya çıkar. Yani kilo vermek isteyenlerin aksine yolu yürümeniz gerekiyor.sağlıklı kilo alma, kilo almanın yolları, kilo nasıl alınır

Kilo almak için ne yapmak gerekiyor?

Dengeli ve düzenli bir yemek planı yapmalı ve günün ilk öğünü olan kahvaltıyı asla atlamamalısınız.

Kahvaltınıza C vitamini eklemek için portakal veya nar suyu tüketmeye özen göstermelisiniz.

Yaşınıza ve cinsiyetinize göre günlük kalori alımınızı ortalama 500 kaloriyi aşmaya çalışmalısınız.

Avokado gibi sağlıklı yağlar içeren besinler tüketmeye özen göstermeli ve ara öğünleri atlamamalısınız.

Akşam yemeğinden sonra, yatmadan yaklaşık 2 saat önce yulaf, süt ve meyve karışımı yiyebilirsiniz.

Midenizde az yer kaplayacak ama kalorisi yüksek yiyecekleri tüketmeye özen göstermelisiniz.

Su doyurucu olduğu için yemeklerden önce veya yemekle birlikte su içilmemelidir.

Hafif kas egzersizleri ile düzenli sporlarınızı yapmaya devam etmelisiniz. Kas hacmini nasıl artırabileceğiniz aşağıda açıklanmıştır.

İştahınızı arttırdığı bilinen baharatları tüketerek daha fazla kalori almaya çalışmalısınız.

Bu dönemde kilo almaya çalışırken kendinizi tartmaktan korkmayın ve motivasyonunuzu düşürmemeye çalışın.

Kilo almanıza yardımcı olacak diyet önerileri;

Kuruyemiş: Protein ve yağ asidi içeriği sayesinde kuruyemişler aşırı tüketildiğinde kilo almanıza yardımcı olabilir.

Hayvansal yağlar: Katı ve hayvansal yağlar kilo almanıza yardımcı olur. Bu nedenle kilo vermek isteyenlerin yememesi gereken besinlerden biridir. Ancak hayvansal yağlardaki yüksek kolesterol seviyeleri nedeniyle dikkatli tüketilmelidir.

Fıstık ezmesi: 1 yemek kaşığı fıstık ezmesi 100 kalori içerir. Protein ve yağ içeren fıstık ezmesi, aşırı tüketildiğinde kilo aldıracak besinlerden biridir.

Peynir: Fazla tüketildiğinde kilo aldıracak olan peynir, yüksek yağ içeriğinden dolayı bu sonucu doğurur.

Tahin: 100 gramında 595 kalori olan tahinin kalorisi oldukça yüksektir. Kilo almak isteyenler için özellikle tavsiye edilen besinlerden biridir.

Bitter Çikolata: Zengin içeriği ve antioksidan yapısı sayesinde kilo alımını destekler.

Sıvı Kalori: Kilo almak isteyenler yüksek kalorili yiyecekler yemelidir. En yüksek kalori içeriği sıvı ile elde edilebilir.

Yumurta: Yumurta yüksek proteinli bir besindir. Aşırı yumurta tüketimi kilo alımına neden olabilir.

Balık yağı: İçerdiği omega yağ asitleri sayesinde kilo vermenize yardımcı olabilecek önemli besinlerden biridir.

Susam: Yüksek yağlı susam ve susam yağı yemek kilo almanıza yardımcı olabilir.

Ceviz: Yüksek kalori alımı nedeniyle ceviz alımınızı artırırsanız, kilo aldığınızı göreceksiniz. İçerdiği yağ miktarı da kilo aldırır.

Üzüm suyu: Çok fazla şeker içerdiğinden, geceleri içilmesi yüksek kalorili içeriği nedeniyle kilo alımına neden olur.

Ofiste Su Tüketimi Nasıl Arttırılır?

Yoğun ve dinamik şehir hayatı, iş hayatında da aynı yoğunlukta devam ediyor. Böylesine dinamik bir hayatta en çok kendimizi ve sağlığımızı ihmal ediyoruz. Sağlıklı bir yaşam için sadece beslenmeye dikkat etmek yetmez. Çalışma hızına dalmış olarak, günlük su tüketimini unutabilirsiniz. Zamanla, bu birçok sağlık sorununa neden olabilir. Tüm bunlara sıcak havalar, gün içinde tüketilen çay ve kahve de eklenince vücudumuzun su ihtiyacı daha da artıyor. Dehidrasyon, belirli bir süre boyunca kuru cilt, yorgunluk, baş ağrısı ve unutkanlığa neden olur. Gün içinde unuttuğunuz içme alışkanlıklarınızda birkaç küçük değişiklik yaparak size hatırlatmak oldukça kolay. Kişiden kişiye değişebilen günlük su ihtiyacınız, gün boyunca alacağınız kaloriye göre hesaplanır.su tüketimi, su neden tüketilmeli, su niye tüketilmeli

Ofis su tüketimini artırmanın yolları;

Kahve ve çayı sınırlı miktarda tüketin… Gün içinde tükettiğiniz çay ve kahve miktarını abartırsanız, daha sık idrara çıkacağınız ve vücudunuzdaki sıvı kaybının devam edeceği anlamına gelir. Bu nedenle günlük içtiğiniz çay ve kahve miktarını sınırlamanız gerekir. Kontrollü bir şekilde çay ve kahve içerken bunun yerine su içmelisiniz. Suya biraz koku katın… Masanızda bir şişe su olabilir ama dikkatinizi çekmiyor. Sağlığınız için de çok faydalı olan kullanabileceğiniz birkaç yöntem vardır. Limon, tarçın, taze nane, yeşil elma gibi antioksidan bardan meyve ve sebzeleri ekleyerek içme suyunuzu daha çekici hale getirebilirsiniz. Ayrıca suyun tadını ve aromasını değiştirerek dikkatinizi çekecektir.

Masanın üzerinde su bulundurun… Su alımınızı aksatmamak için hemen ulaşabileceğiniz bir yerde suyu elinizin altında bulundurmalısınız. Spor yapan ve yanında su taşımak isteyenler için özel olarak tasarlanmış modellerden birini seçebilirsiniz. Bu sayede su içmeyi unutmayacak, keyif alacağınız bir eyleme dönüşecektir. Günlük Su Miktarını Belirleyin… Sabah ofise gittiğinizde ilk yapmanız gereken gün içerisinde içmeniz gereken su miktarını hazırlamaktır. Gün boyunca içmeniz gereken su miktarı, günlük alacağınız kalori miktarına göre belirlenmelidir. Sağlıklı Tariflerin Faydaları… Suyun tam yerini tutmasa da gün boyunca tüketeceğiniz birkaç sağlıklı içecekle su kaybını önleyebilirsiniz. Bu sağlıklı içecekleri gün boyu içebilir, ayrıca yatmadan önce içerek sağlığınızı koruyabilirsiniz. Antioksidan ayran, papatya çayı, uyku hapı, rezene, melisa, ıhlamur, ekinezya, papatya ve tarçın tüketerek sıvı alımınızı dengeleyebilir ve sağlıklı kalabilirsiniz.

Neden su kullanılır?

Su, yediğimiz yiyecekleri parçalamaya yardımcı olarak sindirim sistemini destekler.

Su içmek cildin elastikiyetini artırarak cildin daha sağlıklı ve parlak olmasını sağlar.

Düzenli olarak su içmek vücut ısınızı dengelemeye yardımcı olur.

Su, beyin fonksiyonlarını düzenlemeye yardımcı olduğu için dikkat dağınıklığını ve konsantrasyon eksikliğini önler.

Fiziksel şişlik ve rahatsızlığa neden olan şişliği gidermenin tek yolu düzenli olarak yeterince su içmektir.

Su içmek kanı inceltir ve kanın pıhtılaşmasını engeller.

Düzenli olarak su içmek bağışıklık sistemini güçlendirmeye yardımcı olur. Vücuda direnç sağlar.

Gün boyunca sık sık su içmek metabolizmanın yavaşlamasına engel olur.

Düzenli olarak su içmek daha fazla kalori yakmanıza yardımcı olur.

Sağlığınızı korumanın en kolay yolu, kendinizi su içme konusunda eğitmektir.

Yeterince su için; Depresyon, gerginlik ve stresi gidermeye yardımcı olur.

Daha enerjik bir zihin istiyorsanız gün boyunca düzenli olarak su içmelisiniz. Bu unutkanlık probleminizi azaltacaktır.

Taş Devri Diyeti İle İlgili Bilinmesi Gerekenler

Son dönemin en popüler diyetlerinden biri olan Paleo diyeti olarak da bilinen Taş Devri diyeti; Düşük karbonhidratlar da dahil olmak üzere sağlıklı yağların alımını destekleyen bir protein diyeti şeklidir. Geleneksel olarak buğday ve glüten oranı yüksek tahılları tüketen bir toplum olduğumuzu düşünürsek, sindirim sistemindeki sorunlara şaşırmamız gerekir. Aşırı glüten alımı; karın ağrıları, bağırsak ve gaz sorunları var. Süt ve süt ürünleri hariç Taş Devri diyeti; Kahvaltıda peynir, yoğurt gibi yiyecekleri yemeyi sevenler için bu bir sorun gibi görünse de alternatifler sunarak çözmeye çalışıyorlar. Bu diyetin adı Taş Devri Diyeti olarak adlandırılır; Taş Devri’nde yaşayan insanlar için en doğal ve faydalı olduğu düşünülen doğal bir diyetten alınır. Yazımızda sıkça duyduğumuz Taş Devri diyeti hakkında ilginç detaylar bulacaksınız.taş devri diyeti, taş devri diyeti nedir, taş devri diyeti yapımı

Taş Devri diyetinin temel yapısı;

Öncelikle ilkel yaşamın devam ettiği Taş Devri döneminin hazır ve işlenmiş gıdalardan tamamen uzak bir dönem olduğunu hatırlatmak isteriz. O dönemde tarımın bile gelişmediğini varsayarsak, insanlar tamamen avcılık ve toplayıcılıkla besleniyordu. Bu nedenle taş devri diyetinde; Tatlı ve unlu ürünler, hazır ambalajlı ve yarı mamül ürünler kesinlikle bulunmamaktadır. Bu diyetin özü, bilerek tamamen doğal yiyecekleri yemektir. Bu diyeti uygulamak isteyenler için bahsetmeye değer bir diğer önemli unsur; Tüm besinler en doğal haliyle yenmesi gerektiğinden besinlerin yapısını bozmadan mümkün olduğunca çiğ tüketmeye çalışın. Aynı zamanda başta da belirttiğimiz gibi bu diyet sırasında; süt ve süt ürünleri tüketmemeli, tahıl ve buğday içeren gıdalardan uzak durmalısınız. İşlenmiş gıdalarda; Ayrıca salam, sosis, kurabiye, paketli içecekler ve meyve sularının tüketilemeyeceğini de unutmayın. Kayısı, muz ve şeftali gibi karbonhidrat ve şeker oranı yüksek meyvelerin Taş Devri diyetinde yasak olduğunu da belirtmekte fayda var. Kendinizi ve beslenme programınızı buna göre hazırlamalısınız.

Taş Devri diyeti nasıl uygulanmalıdır?

Paleo diyeti olarak da bilinen Taş Devri diyetinin özü, çok miktarda kırmızı et tüketimine dayanmaktadır. Diyetiniz sırasında yiyeceğiniz kırmızı et, tavuk ve balığın pişme süresi büyük önem taşımaktadır. Bu gıdaların en yenilebilir ve en az pişmiş haliyle tüketilmesi tavsiye edilir. Elbette en doğal ortamda yetiştirilmiş, mümkün olduğunca sağlıklı et, balık ve tavuğu tüketmek zorunludur. Örneğin; İmkanınız varsa, piyasadan satın alabileceğiniz yapay tavuklar yerine köyden gerçek ve doğal beslenen tavukları seçmeye çalışmalısınız. Uyguladığınız Taş Devri diyetinin amacına ulaşabilmesi için her besinin doğal haliyle tüketildiğinden emin olmanız gerekir. Kilonuzu da kontrol altına alabileceğiniz bu diyetin asıl amacının kilo vermek değil sağlıklı bir beslenme düzenini benimsemek ve hayatınıza entegre etmek olduğunu unutmamalısınız.

Taş Devri diyetinde kullanılan besinler;

Sağlığa olan faydaları nedeniyle yenilmesi önerilen besinlerin yanı sıra sağlıklı beslenmek için yenilmesi yasak olan besinler arasında yer alır.

Doğal olan her şeyi tüketeceğimiz için yemeklerinizde zeytinyağı tercih etmelisiniz. Zeytinyağının sağlığımız için de son derece faydalı olduğunu zaten biliyoruz. Tereyağı ve zeytinyağı gibi tamamen doğal ve sağlıklı besinler kullanmalısınız.

Alternatif olarak isterseniz; Bir hatırlatma olarak, çiğ fındık, keten tohumu, hindistancevizi yağı ve avokado gibi sağlıklı yağlar içeren doğal gıdaları yemenin yanlış bir tarafı yoktur.

Yeşil yapraklı sebzelere ağırlık verebilir, kerevizi kontrollü yiyebilir, havuç gibi kök sebzeleri yiyebilirsiniz. Bu diyette mümkün olduğunca az karbonhidrat tüketmeye özen gösterilmelidir.

Kurutulmuş Gıdalar Sağlıklı Mı?

Atıştırmalıkların vazgeçilmezi olan kuru meyve ve sebzeler, Mezopotamya’da M.Ö. 4. yüzyıldan beri hayatımızda yer almasına rağmen popülerliğini kaybetmemiştir. Açlık ve ani şeker krizlerinin en pratik ilacı olan kuru gıdalar sağlığımız için gerçekten iyi mi? Şifa kaynağı olarak bildiğimiz kuru sebze ve meyvelerin güçlü bir enerji kaynağı olduğunu da vurgulayalım. Meyve ve sebzelerin yapısındaki su miktarının asimile edilmesiyle oluşan kurutulmuş gıdalarda, geri kalan besin maddeleri değişmeden kalır ve besin değerleri oldukça yüksektir. Bununla birlikte, içindeki şeker içeriği göz ardı edilemez.kurutulmuş gıdalar, kurutulmuş gıdaların tüketimi, kurutulmuş yiyecekler sağlıklı mı

Kuru sebze ve meyveler, kolay ve hızlı bir atıştırmalık olmasının yanı sıra yüksek lif içeriği nedeniyle tercih edilmektedir. Araştırmalar, kuru meyve ve sebze yemenin sağlıklı bir diyet için faydalı olduğunu ve aynı zamanda obeziteyi etkili bir şekilde azalttığını göstermiştir.

Kurutulmuş meyve ve sebzelerin faydaları;

Lif içeriği yüksek… Kurutulmuş meyve ve sebzeler, aynı ürünün taze gıdalarından daha fazla lif içerir. Lif oranı yüksek kuru gıdalar, özellikle bağırsaklar ve sindirim için birçok yönden faydalıdır. Ayrıca lifli yapısı nedeniyle sizi uzun süre tok tutabilen ve diyetlerde sıklıkla kullanılan kuru sebze ve meyveler kontrollü bir şekilde tüketilebilir.

Kansızlığı önler… Kurutulmuş sebze ve meyveler demir açısından oldukça zengindir. Kuru gıdalardaki demirin etkisini arttırmak için yemeklerle birlikte C vitamini takviyesi almanızı öneririz. 100 gram kuru kayısı, 100 gram biftekten iki kat daha fazla demir içerir. Demiri etkili bir şekilde destekleyen kuru gıdaların da kansızlığı önlediği bilinmektedir.

Bağışıklık sistemini güçlendirir… Sarı meyveler özellikle A vitamini, beta-karoten ve C vitamini açısından zengindir. Bu nedenle kurutulmuş sarı ve turuncu meyve ve sebzeler bağışıklık sistemini güçlendirmede oldukça etkilidir. Kayısı, limon, kuru ananas örnekleri verilebilir.

Kemikleri güçlendirir… Kurutulmuş sebze ve meyvelerin besin değeri sanılanın aksine kurumaya bağlı olarak değerini kaybetmez. Kalsiyum değerini de koruyabilen kuru gıdalar kemik sağlığının korunmasına da yardımcı olur. Yüksek kalsiyum içeriği nedeniyle kemikleri güçlendirmede etkilidirler.

Tansiyonu Düzenler… Kurutulmuş meyve ve sebzelerin besin değeri, vitamin ve mineralleri sayesinde düzenli ve dengeli tüketildiğinde tansiyon, hipertansiyon ve birçok kalp hastalığının düzenlenmesinde oldukça faydalı etkileri vardır.

Antioksidan kaynağıdır… Kurutulmuş meyve ve sebzelerin antioksidan bakımından yüksek olduğu araştırmalarda gösterilmiştir. Hücrelerinizi hastalığa neden olan serbest radikallerden koruyan antioksidanlar sağlığımız için son derece önemlidir. Bu nedenle düzenli olarak kuru sebze ve meyve tüketimi sağlığımıza fayda sağlayacaktır.

Kurutulmuş meyve ve sebzeler neden zararlıdır?

Kuru meyve ve sebzeler konsantre şeker içeriği ve yüksek kalori içeriği nedeniyle kontrollü tüketilmesi gereken besinlerdir. Diyet sırasında veya sağlıklı bir diyet için tüketilmesi önerilen kuru meyve ve sebzelerin porsiyon sayısına dikkat edilerek tüketilmesi gerekir.

Günün herhangi bir saatinde değil, özellikle öğle saatlerinde tüketilmesi tavsiye edilen kuru sebze ve meyveler, fındık ve antep fıstığı gibi kuruyemişlerle karıştırılmaya uygundur. Atıştırmalık ve atıştırmalıklara sağlıklı bir alternatif olsalar da, yediğiniz kuru meyve ve sebzelerin miktarına dikkat etmeniz gerekiyor. Kurutulmuş meyve ve sebzeler besin değerlerini koruyabilse de taze olanlar kadar sağlıklı değillerdir. Unutulmamalıdır ki işlenmemiş ve taze meyve ve sebzeler her zaman daha sağlıklıdır.