Bebeğin İlk Banyosunda Dikkat edilmesi Gerekenler

Uzun süren bir hamileliğin ardından beklenen anı yaşayarak bebeğini kucağına alan anneler ilk bakışta bebeğin saçlarında ve üzerinde bulunan dokulardan bebeğin zarar görmesinden endişe eder. Halbuki, bebek bu dokularla birkaç gün daha sorunsuz bir şekilde idare edebilir. Bu nedenle, bebeği doğar doğmaz banyo yaptırmak doğru değildir, dış dünyaya yeni gelmiş bir bebeğin vücut ısısını bulunduğu ortama ayarlayabilmesi için bebeğe birkaç gün süre tanınmalıdır. Bebek için bebeğin ilk banyosu aşamasını hemşirelerin çoğu kullandıkları ıslak süngerlerle bebeğin üzerindeki doku kalıntılarını temizleyerek tamamlanmaktadır. Bu tam olarak bir banyo sayılmasa dahi bebeği sağlıklı ve güvenli bir şekilde dış dünyaya alışana kadar birkaç gün idare eder.bebeklere banyo nasıl yaptırılır, bebekler ve banyo yapımı, bebekler nasıl yıkanırHastaneden çıkılıp eve gelindikten ve bir müddet bebeğin dış ortama alışması beklendikten sonra artık doğum üzerinden birkaç gün geçmiş ve bebek yıkanmaya hazır hale gelir. Bu özel deneyimi öğrenmeden önce yeni doğan bebeğin banyosu ile ilgili gerekli tüm malzemelerin hazır edilmesi gerekiyor. Bu malzemeler arasında,

  • Vücut ısısında yeterli miktarda temiz su
  • Yıkarken hassas tenine uygun olacak yumuşacık süngerler
  • Bebekler için üretilmiş bebek küveti ve filesi
  • Bebekler için özel üretilmiş şampuan ve sabunlar
  • Kurulamak için bebek iki adet bebek havlussu
  • Bebekler için özel üretilen tarak
  • Banyo sonrasında kullanılabilecek olan bebek yağı ve pişik kremi

bulunur. Tüm bu malzemeler hazırlandıktan sonra bebek ilk banyosuna hazırdır. Bebeğe banyo yaptırırken unutulmaması gereken en önemli husus bebeğin sudan her zaman hoşlanacağının bilinmesidir. Eğer yanlış uygulama yapılmazsa her bebek banyo yapmaktan hoşlanacaktır. Bebeklerin banyo esnasında korkacakları tek şey başlarından aşağıya gözleri ve burunu kapanacak şekilde su dökülmesidir. Böyle bir uygulamayla karşılaşan bebek boğulacak hissi yaşar ve durdurulamaz bir şekilde ağlamaya başlar. Bu ağlamasının anne ve babaya verdiği panikle bir an önce banyo işlemini tamamlamaya çalışan anne daha hızlı bitirmek için başından aşağı daha çok su dökmeye başlar ve banyo süreci bebek için korkulacak bir şey olarak beynine kazınır. Bu nedenle, bebeğin banyoyu sevmesi için başından aşağıya su dökmeden yıkanması gerekir.

Bebeklerde Hepatit B Aşısı Ne Zaman Yapılır?

Dünyaya getirdiğiniz bebeğinizin sağlıklı bir hayat sürmesi açısından bilinçlenmek her ebeveynin başlıca görevleri arasındadır. Daha dünyaya gelmeden planlar yaptığınız bebeğiniz hayata gözlerini açtığında onun için yapacaklarınız daha yeni başlamıştır. Henüz dünyaya gelmiş bebeğinize ilk bir ay Hepatit B aşısını muhakkak yaptırmalı ve bu konuda bilinçlenmeniz gerekmektedir. Hepatit B virüsü kronik karaciğer hastalığı ve kansere yol açabilen çeşitli enfeksiyon hastalıklarından koruma sağlayan doğumdan hemen sonra yapılan bir aşı olan Hepatit B aşısı bebeğinizin geleceğini etkileyecektir. Kan ve kan ürünlerinden, anneden bulaşabilen, virüs, tükürük, ter gibi sıvılardan da geçebilen hepatit B sonuçları ağır olan hastalıkları önleyici niteliktedir. Anne dışında kontrolü yapılmamış bakıcıdan bile bulaşabilen virüs konusunda bebekler önemli tehdit altındadır. Bebeğinizi doğar doğmaz kontrol altına almanız ileride yaşanabilecek sıkıntıların önüne geçecek önemli bir önlemdir.bebeklerde hepatit b, hepatit b aşısı, bebekler için hepatit b aşısıHepatit Aşısı Aralıkları

Bebeklere ilk aşı doğumun hemen akabinde yapılmalıdır. İkinci dozu ise birinci aşıdan en az bir ay sonra gerçekleştirilmeli üçüncü dozu ise bebek altı aylık olduğunda yapılmalıdır. Ülkemizde bu aşı ile ilgili oluşturulmuş bir aşı takvimi mevcuttur. Hepatit B aşısı konusunda bilinmesi gerekenler ise diğer aşılarla rahatlıkla birlikte uygulanabilir olmasıdır. Aşılama periyotlarında farklı firmaların aşıları kullanılabilir. Aşılama hastalıktan korunmada çok etkili bir yöntemdir. Zamanla koruması azalsa bile yaklaşık on beş yıl civarında koruduğu gözlemlenmiştir. Bu nedenle yapılan kan testleri sonucu bağışıklığı normal çıkan çocuklara tekrar dozu önerilmez. Öte yandan Hepatit B aşısı yan etkileri diğer aşılardan daha hafif seyreder. Ateş, aşı yerinde kızarıklık ve şişlik hafif de olsa görülebilmektedir. İki kilonun üzerinde doğan tüm sağlıklı bebeklere henüz klinikten ayrılmadan ilk dozu uygulanmalıdır. Prematüre bebeklerde ise aşı için bir ayı doldurması beklenir. Sağlık durumu iyi ve iki kilodan fazla olan prematüre bebeklere ise hastaneden taburcu olurken aşılanabilmektedir. Annesinde antijeni pozitifse doğumdan sonra ilk yirmi dört saat içerisinde aşı ile birlikte immünglobuni yapılır. Bu uygulama prematüre olup iki kilonun altında olan bebekler için de geçerlidir. Ancak prematüre bebek bir aylık olduğunda sanki hiç aşı olmamış gibi uygulama üç doz olarak baştan yapılmalıdır.

Özgüvenli çocuklar yetiştirmenin detayları

Özgüvenli çocuklar yetiştirme formülleri her anne ve ya baba çocuğunun kendine has kimliğinin olmasını ve özgüveninin gelişmesini istemektedir.  Her anne-baba çocuğunun kendine has kimliğinin olmasını ve özgüveninin gelişmesini istiyor. Amerikan Hastanesi Pediatri Bölümü Pedagog Güzide Soyak altın formülleri sizlerle paylaşalım. Duygusal ya da sosyal olgunluğunun gelişmiş olması kendisin ve başkalarının sınırlarını bile iletişim becerilerinin yeterli ve uyum becerisinin yüksek olması, eleştirilere açık ve çözümler üretebilecek gelişmişliği sağlamak için pek çok noktaya özen göstermek gerekir. Birçok anne-baba sınırsızlığı davranış kontrolünde zorlanmayı özgüven ile karıştırılmaktadır. İlk bebeklik döneminden itibaren temel güven duygusunun oluşturulması için anne ve babalara pek çok görevler düşer. Temel ihtiyaçlarının zamanında karşılanması, koşulsuz sevgi ile kabul etme güçlü ebeveyn-çocuk ilişkisinin ilk adımlarını oluştururlar. Sevildiğini hisseden ve ihtiyaçları zamanında görülen bir bebek aynı zamanda saygıda gördüğünü anlayacaktır. Sezgilerinin çok güçlü olduğu bu dönemde duygularınızı dokunarak hissettirmek kelimelerden daha güçlü olur.çocuklara öz güven kazandırma, çocukların öz güven kazanması için neler yapılabilir, çocukları öz güvenli şekilde yetiştirmeSAYGI GÖSTERİN VE SONRASINDA GÖZ TEMASI KURUN

Her çocuk biricik ve bir çocuk diğerine hiçbir şekilde benzemez, bu kardeş bile olsalar geçerli bir kural olduğu unutulmayınız. Farklılıklara saygı göstermek, karşılaştırma yapmamak ve onların kendi yetenekleri ile ilgili doğru bilinçlenmelerini sağlar. İletişim sağlama sırasında göz teması kurmak, onun yaşına uygun kelimelerle konuşmak, bebeğinde kendini ifade etmesine izin vermek ve duyguların ifadesini önemsemek iletişimi güçlendirmektedir. Anne-baba tutumlarının tutarlı ve dürüst olması da önem taşımaktadır. Tutarsız rol model olmak çocuğun kendi yeterliliği ile ilgili olumsuz mesajlar olmasına neden olur. Nasıl göründüklerini ve davranışlarının kabul görerek, görülmediği ile ilgili düşünceleri ilk olarak ebeveynlerinden duyacak olan çocukların kafalarının karışması da son derece normal durumlardandır. Karşılıklı saygı ilişkinin temelinde olması gereken bir unsurlardandır. Onun birey olduğunu kabul etmelisiniz. Haklarını görmek ve bunları önemsemek ona kendisini değerli olduğunu hissettirmelisiniz.  Sağlıklı ev ortamının korumacı yaklaşımın olmadığı ilişkilerde özgüvenin gelişimine olanak sağlandığını söylemek mümkündür. Aile ile beraber ilerleyen yıllarda değişen çevre şartlarının, içinde bulunduğu sosyal ortamın da çocuğun özgüveninde etkisi bulunmaktadır. Olabilecek bütün olumsuz etkilere rağmen sağlıklı ebeveyn ile çocuk ilişkisi özgüvenin gelişmesindeki en önemli unsuru ifade eder.

Çocukların Psikolojisini Etkileyen Durumlar

İnsanlar hayatları boyunca yaşadıkları olaylardan etkilenirler. Henüz çocukluk çağında edinilen korkular, davranışlar ve alışkanlıklar yetişkinlik döneminde dahi kendini göstermeye devam eder. Bu sebepten dolayı çocukların çocukluk çağındaki yaşamları özenle ele alınmalıdır. Bu dönemde olan çocukların psikolojisinin bozulmaması ve psikolojik sorunlar yaşamaması için bazı şeylere dikkat edilmelidir. Çocukların psikolojisi üzerinde etkili olan birçok şey olmakla birlikte genel itibari ile iyi bir psikolojiye sahip çocuk yetiştirmek için şunlara dikkat edilmelidir.

Kıyaslamadan kaçınma

Çocuklarınızı hiçbir zaman başka bir çocuk ile kıyaslamayın. İster iyi yönlü olsun isterse kötü yönlü olsun hiçbir şekilde çocuklarınızı başka çocuklar ile karşılaştırmayın. Çocuğunuzu yaptığı bir hata yüzünden komşu çocuğu, akraba çocuğu vb. ile kıyaslar ve onun diğer çocuğa göre kötü durumda olduğunu belirtirseniz bu çocukta kendine karşı olan güven ve saygısını yitirmesine yol açabilir. Bu durumun tam tersinde ise çocuğunuzu başka bir çocuk ile kıyaslar ve onun çok daha iyi olduğunu diğer çocukların sıradan olduğunu çok sık bir şekilde dile getirirseniz egoist, kendini beğenmiş çocuklar yetiştirmiş olursunuz. Egoist çocukların büyüdüklerinde toplum tarafından dışlanması acı ama gerçektir. Dışlanmak bir insanın psikolojisinin bozulmasında en yaygın etkendir. Bu sebepten dolayı kıyaslama yapmaktan vazgeçin.Çocukların psikolojisini bozan durumlar, çocukların psikolojisinin bozulma, çocuklarda psikolojik etkilenmeAzarlamayın izah edin

Çocuğunuz bir hata yaptığında onu azarlayarak rencide etmeyin. Rencide edilen çocuklar duygularını ifade etme yönünden yoksunluk çekerler ki bu da psikolojilerinin bozulmasında etkendir. Ortada bir hata var ise bu hatanın tekrar edilmemesi için uygun bir dille hata ortaya koyulmalı ve bir daha tekrar edilmemesi için konuşulmalıdır. Sakin bir şekilde olması gerektiği gibi çocuklarınız ile iletişim kurarsanız sorunsuz iletişim kurup çözüme ulaşabilirsiniz.

Cezalandırmak yerine mahrum bırakın

Ceza vermek çocukların onurunu incitebilir ya da kötü duygulara kapılmalarına sebep olabilir. Eğer ortada ceza gerektiren bir durum var ise ceza vermek yerine mahrum bırakmaya yönelin. Örneğin; bir hata ettiyse çocuğunuza bilgisayarda oyun oynamayı yasaklamayın. Hafta sonu dışarı çıkmak istiyorsa ona izin vermeyerek mahrum bırakabilirsiniz. Böylece bir sonraki hafta sonu dışarı çıkabilmek için davranışlarına çeki düzen verecektir.

Çocuklara Cinsel Eğitim Vermek?

Çocuklar belirli bir yaşa geldiklerinde aşırı meraklı olurlar. Bu merakları sayesinde zaten çocuklar hayatı ve hayatın getirdiği şeyleri kavrayarak yaşama adapte olurlar. Çocuklar yaşamlarının ilk yıllarının oyunlarla vb. geçirirler ve belirli bir yaştan sonra gerçek hayat ile tanışırlar. Örneğin; bir çocuk cinsel organının farkına az veya çok varır. Çişini yaparken erkek çocukları bir anda penislerinden zevk aldıklarını hissedebilirler ya da kız çocukları aynı şekilde vajinalarının farkına varabilirler. İşte bu gibi durumlarda anne balara bazı sorular yöneltilebilmektedir. Bu ne işe yarıyor, bunun oynasam bir şey olur mu gibi sorular genelde çocuklardan duyulan şeylerdir.Çocuklara cinselliği anlatmak, çocuklara cinsel bilgi verme, çocuklar için cinsel eğitimBelli bir yaşa ulaşmış olan çocuklara hem cinsel istismardan korunmalı için hem de gelecekte organlarının işlevleri ile ilgili bilgi verilmek üzere cinsel eğitim verilmelidir. Çocuklara verilecek cinsel eğitimde dikkat edilmesi gereken durumlar vardır. Bu durumları şöyle alt başlıklar altında toplayabiliriz.

Yetişkine değil çocuğa anlatır gibi cinselliği anlatın

Erkek veya kız çocuğu ayırt etmeksizin bir defa cinsel eğitim verilmesi gerektiğini aklınızdan çıkarmayın. Erkek çocukları da kız çocukları da toplumun bir parçasıdır ve her ikisi de cinsel hayat ile bir gün tanışacaklardır. Bu neden dolayı her ikisine de yeterli seviyede bilgi aktarılmalıdır. Erkek çocuklarına ve kız çocuklarına kendi organlarını göstererek ve işlevlerini onların anlayabileceği şekilde anlatmalısınız. Örneğin; erkek çocuğuna pipisini gösterip bu çişini yapmaya yarıyor ve bir gün çocuğunun olmasını sağlayacak. Çocuğunun olması için bir eşin olacak ve onunla bir şeyler yapacaksınız deyin. Seks yapacaksın çocukların olacak deyip çocuğun kafasını karıştırmayın sadece genel hatları ile durumu izah edin. Aynı şekilde kız çocuğunuza da yine vajinasını gösterip gün geldiğinde anne olabilmek ve bazı farklı tatları yaşamak için bir eşin olacak o zaman bu organını kullanacaksın deyin.

Çocuğunuz ergenlik çağına yaklaştığındaysa durumu biraz daha açık hale getirebilirsiniz ki artık günümüzün çocukları 10 yaşındayken seksin ne olduğunu nasıl yapılabildiğini biliyor. Hatta olmaması gereken bir şeyi yapıp kız arkadaşları ile kendi bildikleri kadarıyla seks yapmaya kalkışanlar bile var. Böyle durumların oluşmaması için cinsel eğitimin yanı sıra ahlaki eğitimi de çocuklarınıza aktarmalısınız.

Ergen Çocuklarda Dikkat Edilmesi Gereken Durumlar

Bazı çocuk ergenliği normal şekilde geçirip tamamlasa da bazı çocuk ergenlik döneminde baş edilemez ve asi tavırlar sergiler. Maalesef ergenliği olumsuz olarak geçiren çocukların sayısına kıyasla normal geçirenlere oranla çok daha fazla olduğu biliniyor. Ergen çocuklar hem kendilerine hem de ailelerine kendilerini bir türlü beğendirememektedirler. Ergen çocukların aykırı, mutsuz, asi olmaları kendilerinden daha çok anne ve babasını etkiler. Anne ve babalar genel olarak hızlı değişimler yaşayan çocukların değişimini ne fizyolojik ne de duygusal olarak bir türlü anlaşılmaz. Çocuklarının küpe takma istekleri, saçlarını boyatmak istemeleri, makyaj istekleri ve ya bunlara benzer birçok isteğe anlam veremeyen anne ve babalar ne yapacaklarını şaşırmalarına sebep olur.ergen çocuklarda dikkat edilmesi gerekenler, ergenlerde dikkat edilmesi, ergenlik çağındaki çocuklarda nelere dikkat edilmeliErgen Çocuğun Hisleri Hakkında

Ergenlik dönemlerinin en başında çocuk da kendisinde yaşanan gerek fizyolojik gerekse de psikolojik değişimine anlam verilememektedir. Kendilerine anlam veremedikleri zamanlarda anne ve babaların çocuklarına anlam verebilmeleri hiç beklenmez. Ergen çocukların duyguları çok hızlı şekilde değişir. Aynı konuya bugün gülerek tepki verirken, yarın söz konusu konuya öfke ile yanıt verebiliyor. Bu nedenle anne ve babalar ne şekilde çocuklarına davranacaklarına karar verememektedirler. Ergen çocuklar dış görünüşlerine çok önem verirler ve zevkleri değişime uğrar. Vücutlarına bir takım değişiklikler yapmak isteyebiliyorlar. Ergenliğin sonunda ise kendi benlikleri ile ilgili soru işaretleri ile karşılaşmaktadırlar. Ben ne olacağım ve ben kimim gibi soruları kendilerine oldukça fazla yöneltilir.

Ergenlik döneminde aileye düşen görevler

Ergenlik zamanında çocuklar için oldukça zorlu bir süreci ifade eder. Bu süreçte de anne ve babaya çok fazla görev düşüyor. Anne ve babalar çocuklarına verdikleri değeri, sevgiyi ve saygıyı bu dönemde çok daha fazla göstermeleri oldukça önemlidir. Böyle davranıldığında çocuk kendine olan güvenini hiçbir zaman kaybetmiyor. Eğer ki, bunun tam tersi davranılırsa çocuk kendini ispatlama gereği duyar. Kendini ispatlamaya çalışan çocuklar da genel olarak kötü tecrübeler edinir. Ergenlik döneminde yaşanan her tecrübe çocuğun kişiliğini oluşturuyor. Ergenlik döneminde yaşanacak kötü tecrübeler kişilik oluşumu olumsuz etkileyecektir. Çocuğun genlik ve yetişkinlik dönemleri de ergenlik döneminde yaşadığı olumlu ya da olumsuz her türlü davranıştan etkilenir.

Anne ile bebek arasındaki duygusal bağ

Yeryüzünde herkesin de bildiği üzere anne ile bebek arasındaki duygusal bağ hiç kimse arasında bulunmamaktadır. Bebeğin anne rahmine düşmesi ile başlayan fizyolojik olayların yanı sıra psikolojik olarak da anne ile bebek arasındaki muhteşem bağ kurulmaya başlar. Zamanla bebeğin anne karnından beslenmesi ve hormonlar yardımı ile de anne ile bebek arasındaki bağ güçlenmektedir. Bebeğin anne karnında hareketlenmeye başladığı dönem ise anne ile bebek arasındaki oluşan duygusal bağın en önemli evresi olarak görülmektedir. Bunun nedeni olarak ise bebeğin artık sadece hissen değil bir gerçeklik boyutu oluşturmasından ötürü olduğu gösterilmektedir.anne ve bebek bağı, anne ile bebek arasında duygusal bağ, bebeklerde duygusal bağ

Anne bebek ilişkisinde önemli noktalar

Vücudun salgılamış olduğu hormonlar anneleri hem bedenen hem de ruhen anne olmaya hazırlamaktadır. Anne il bebek arasındaki bu ilişki doğum sonrasında ise çok daha güçlü bir hale gelmektedir. Doğduğu andan itibaren ilk duyduğu sesin, ilk aldığı kokunun ve ilk hissettiği tenin annesi olan bebekler annelerine bu sebeple sonsuz bir sevgiye sahiptirler. Bunun devamında gerçekleşen annelerin bebeklerine karşı olan karşılıksız sevgileri, her zaman altını değiştirmeleri, emzirmeleri veya yemeğini yedirmeleri, ağladığında ilgilenmeleri gibi birçok şey de bebeklerin annelerine karşı olan güvenlerinin oluşmasını sağlamaktadır. Ağladığında, acıktığında, kustuğunda her zaman ilk annesini bulan bebekler böylelikle annelerine karşı da zamanda sonsuz bir güven oluşturmaktadırlar.

Annelerin bebeklere karşı yaklaşımı nasıl olmalıdır?

Bebekler hayatlarının her anında anneleri olduğu için büyüme aşamasında da her zaman annelerini taklit ederler. Annelerinin söylediği bir sözü aniden bebekten duymaktan oldukça normaldir. Çünkü akşama kadar annesi ile vakit geçirmiş ve annesine sonsuz bir güven barındırdığı için her yaptığını doğru kabul etmektedir. Bu nedenle anneler bebeklerinin yanında konuşurken veya davranırken oldukça dikkatli olmalıdır. Bu şekilde bebekleri ile olan ilişkileri de her zaman daha sağlam olduğu gibi bebeğin yetişme şekli de daha doğru olacaktır.

 Anneler bebeklerini her zaman anlamaya çalışarak yaklaşmalıdır ve bebeğin büyüme esnasında da oldukça sabırlı olmalıdır. Bebekler annelerinin kendilerine karşı olan sevgilerini hissedeceği için bazı durumlarda bunu kullanmaya çalışacaklardır. Bu gibi durumlarda da bebeğin sizin sevginizi kullanmasına izin vermeden ona bir yetişkin gibi olanları anlatmalısınız.

Çocukların gelişiminde anne faktörü

Çocukların gelişiminde ve büyümesinde hiç şüphesiz ki anneler en önemli faktördür. Neredeyse bütün sorumluluk annede olmakla birlikle çocuklar ile en yakından ilgilenen kişiler de hep anneler olmaktadır. Annelerin çocuklarına karşı durmuş oldukları sevgi ve şefkat sonucunda çocuklar da annelerine karşı sonsuz bir sevgi ve güven duymaktadır. Çocukların bu denli güvendikleri ve sevdikleri anneleri ise her anında çocuklarının yanında olmaktadır. Hamilelik dönemlerinde başlayan anne çocuk ilişkisi doğum sonrasında daha da gelişerek çok daha sıkı bir bağ olmaya başlamaktadır. Bu yüzden çocuğun büyümesinde, gelişiminde ve eğitiminde de her zaman anneler ön planda olmaktadır.çocukların gelişimi, çocukların gelişiminde anne, anne ve çocuk gelişimi

Çalışan annelerin çocukları

Günümüz sosyal şartlarından dolayı birçok kadın çalışmaktadır. Haliyle yıllarca okuyup diploma sahibi olan kadınların evde oturması da beklenemez. Fakat kadınlar doğum yaptıktan sonra çalışmaya başlarken oldukça zorlanmaktadır. Hem çocuğundan ayrılmak zor olmakta hem de çocuğunu anne sevgisinden mahrum bıraktığını düşünmek de vicdan azabı duyulmasına neden olmaktadır. Ancak tüm anneler bilmelidir ki önemli olan çocuk ile uzun vakit geçirmek değil çocuğunuz ile kaliteli zaman geçirmektir. Çocuğunuz ile geçirdiğiniz zaman dilimi içerisinde ona sevginizi ve şefkatinizi gösterebilmek ve dile getirmek çocuğunuz için yapabileceğiniz en önemli şey olacaktır.

Bunun beraberinde çocuğunuzu yalnız bıraktığınız için duyduğunuz vicdan azabını da çocuğunuza belli etmemeniz gerekir. Çünkü bunu hisseden ve bilen çocuklar bu durumu kullanmaya çalışıp size daha da şımarık davranabilmektedir. Çocuğunuza çalışmanızın normal ve bir gereklilik olduğunu bir birey gibi anlatıp açıklamalısınız.

Boşanmış annelerin çocukları ile ilişkisi

Her evlilikte tartışma ve kavgalar olabilir ve bu kavgalar sonucu da partnerler ayrılma kararı alabilir. Bu oldukça normal bir karardır fakat önemli olan bireylerin ayrılma durumlarında çocukların tartışmalarına şahit olmaması ve bu ayrılıktan da en az etkilenmesidir. Ayrıldıktan sonra maddi ve manevi koşullar göz önünde bulundurularak çocuğun kimde kalması gerektiği kararlaştırılmalıdır. Ayrılma gerçekleştikten sonra ise hem anne hem de baba çocuğa her zaman sevgisini ve ilgisini göstermelidir. Özellikle anne sevgisi çocuklar için oldukça önemlidir. Anne sevgisinden mahrum yetişen çocuklar ileride anne yoksunluğu sendromu gibi psikolojik sorunlarla karşı karşıya kalabilmektedir.

ÇOCUKLARI EV KAZALARINDAN KORUMA YOLLARI

Bebekler biraz hareketlenmeye başlayınca onları muhtemel ev kazalarına karşı korumak için bazı tedbirler almamız gerekir. Bunlardan en önemlileri;

  • Uyku apnesi ve kusma riskinden bebek odasında tek uyumamalı. Yan yatırılmalı kusarsa boğulmaya sebep olabilir.
  • Ayrı yatıyorsa bebek telsizi başucunda çalıştırılmalı.
  • Beşiğinde kıyafetlerinde boğazına kaçacak dolanacak ipler olmamalı. Emziği ve emzik askısı uyurken çıkartılmalı.Çocukları ev kazalarından koruma, ev kazaları
  • Bebekler kanepe ve yatakta tek bırakılmamalı. Dönerken düşerler.
  • Uyku ve oyun sırasında beşiklerinde tutulmalı. Ama 6 aydan sonra beşikte ayağa kalkıp düşebilirler beşik alçak olmalıdır.
  • Balkon kapıları ve camlarına emniyet kilitleri takılmalı. Havalandırma için açık bırakılıp gidilmemeli.
  • Mutfakta tencere ve çaydanlıklar çocukların ulaşamayacağı arka gözelerde kullanılmalı.
  • Tost makinesi ve su ısıtma cihazlarının kabloları çalışırken çocukların ellerinin yetişmeyeceği şekilde konumlandırılmalı.
  • Ankastre Fırınlar yüksekte olmalı ama böyle değilse çalışırken mutfak kapısı kilitlenmeli.
  • Buzdolabına çocuk kilidi yapılmalı.
  • Banyo ve mutfak dolaplarında deterjan, çamaşır suyu, kireç sökücü vb. malzemeler çocukların ulaşamayacağı üst raflara konulmalı.
  • Mutfak çekmecelerinde kesici, delici aletler bulundurulmamalı.
  • İlaçlar ecza dolabında yukarılarda muhafaza edilmeli.
  • Bozuk paralar kumbarada saklanmalı.
  • İğneler mıknatısla kutularda saklanmalı.
  • Televizyon ve dolaplar duvara monte edilmeli.
  • Çamaşır ve bulaşık makinelerinin fişleri takılı bırakılmamalı.
  • Gece ebeveynler uyurken dış kapılar kilitlemeli cam ve balkon kapıları açık bırakılmamalıdır.
  • Dış kapı açık bırakılmamalı emekleyen bebek dış kapıdan merdivenlere gidebilir.
  • Cam önlerine koltuk sandalye çok yaklaştırılmamalı camı açabilirler.
  • Balkonlara masa sandalye bırakılmamalı çocuklar çıkabilir.
  • Çay kahve keyfi yanmalara karşı çocuklar uyuduktan sonra yapılmalıdır.
  • Çocuklara plastik bardaklarda su verilmeli ellerine alıp içerken düşerlerse yaralanma olabilir.
  • Ev kazalarında yaşı birbirine yakın kardeşlerde birbirine zarar verebilir. Sivri uçlu kalemler gözlerine batabilir ağır oyuncaklar atabilirler birbirini yataktan kanepe koltuktan iterek kırık çıkıklara sebep olabilirler.
  • Banyolarda kovaların içi su dolu bırakılmamalı.
  • Temizlik yaparken su dolu deterjanlı kovalar ortada bırakılmamalı.
  • Kırılacak kesik yapabilecek süs eşyaları ya kaldırılmalı ya da bulunduğu odalar kilitli tutulmalıdır.
  • Banyolarda saç boyası tüpleri, ağız gargaraları, parfümler yüksekte saklanmalı.
  • Banyolarda tıraş bıçakları dolap içlerinde ve ağızlarında plastik korumaları çıkartılmadan saklanmalı.

Bebek Altı Nasıl Değiştirilir?

Annelik heyecanını henüz yaşayan bir genç kadınsanız bugünkü yazımızda ele alacağımız bebek altı nasıl değiştirilir konusu sayesinde bebeğinizin altını değiştirirken nelere dikkat etmeniz gerektiğini öğrenebilirsiniz. Bebekler çok narin varlıklar ve bir o kadar da sevimlidir. Hele ki bir de bu sevimli miniklerin annesi iseniz onun tırnağına dahi zarar gelmesini gözünüz götürmeyecektir. Bebeğinizin büyümesi sırasında bazı klasik sorunları emin olun siz de yaşayacaksınız. Bu sorunların başında gaz sancıları, diş çıkarma sırasındaki ateşlenmeler, pişik oluşması vb. gelmektedir.Bebek altı değiştirme, bebek altı, bebek bakımı

Gaz sancısı için bebeğinizin sırtını okşadığınız, diş çıkarma sırasında ateşini düşürmek için aldığınız bir takım önlemler gibi pişik oluşmasını önlemek için de bazı önlemler almanız gerekecektir. Pişik oluşmasını önlemek için bebeğinizin altını değiştirirken bazı şeylere dikkat etmeniz gerekmektedir.

Bebek altı nasıl değiştirilir, nelere dikkat edilir?

Bebeğinizin altı ıslandığında ya da kirlendiğinde çok uzun süre bu şekilde sakın tutmayın. Çünkü bebeklerin cildi çok narindir ve dışkı ile idrar onların tenlerinde pişik oluşmasına yol açmaktadır. Bebeğinizin altını değiştireceğiniz zaman öncelikle yanınıza gerekli olan şeyleri alın. Islak mendil, bebek bezi ve pudra alt değiştirirken ihtiyacınız olacak şeylerdir. Bebeğinizi sırt üstü yatırın ve bezinin sağ ve sol yanında bulunan bel bantlarını sökün. Bezin üst kısmını tutun ve bezi açın. Eğer bebeğiniz altını kirlettiyse eski besini altından almadan önce poposunu ıslak mendil ile güzelce silin. Poposunu sildikten sonra bebeğinizin altındaki eski bezi dikkatlice alın ve bir kenara topak yaparak koyun. Temiz bezi bebeğinizin altına serin ve onu bezin üstüne yatırın. Pişik oluşmaması için bebek pudrasını poposuna ve apış arasına serpin. Bezi kapatın ve bel bantlarını yapıştırın. Bebek altı değiştirmek işte bu kadar kolaydır.

Dikkat etmeniz gereken nokta bezi çok fazla sıkmamak, ancak aynı zamanda çok da fazla bol bırakmamaktır. Bezi fazla sıkarsanız bebeğinizin bel bölgesini tahriş edebilirsiniz. Bezi bol bırakırsanız da bazı istenmeyen durumlar ortaya çıkabilir. Bezin bol olması idrar ve dışkı sızmasına sebep olabilir. Her alt değiştirmeden sonra mutlaka pudra veya koruyucu krem kullanmayı ihmal etmeyin.