Kanserli Anne Emzirebilir Mi?

Akılları meşgul eden bu sorunun birçok kişi tarafından sorulmasının en büyük sebeplerinden biri de kanser konusundaki eksik bilgiden kaynaklanır. Kanserin bulaşıcı bir hastalık olduğu düşüncesi, bu tarz soruların oluşmasında büyük etken taşır. Kanserli bir anneden süt yoluyla bebeğe kanser geçirmez ancak, kanser ve emzirme konusuyla ilgili tek kafa meşgul edici konu bu değil. Bebeğin, meme kanseri bir annenin sütünü emek istemeyeceği ile ilgili bir inanç vardır. Her ne kadar bu konunun “istek” gibi bir duygudan çok daha farklı nedenleri olsa da tamamen asılsız sayılmaz. Habis dokunun gelişmesiyle birlikte sütün tadı değişebilir ya da süt azalabilir, bu durumlarda bebek dolaylı yoldan anne sütü emmeyi bırakabilir, ya da bırakmak durumunda kalabilir.kanserli annenin bebek emzirmesi, kanserli emzikli anne

Peki kanser şüphesi taşıyan ve tanı aşamasında çeşitli işlemlere maruz kalan annenin emzirmesi doğru mudur?

Kanser tanısında kullanılan, iğne aspirasyonu ve galaktografi gibi, örnek alımına yarayan ancak kesi ya da doku çıkarma gibi işlemler içermediği için süt kanallarını ve sütün güvenliğini etkilemez. Biyopsi ise farklı bir konu olarak ele alınabilir. Biyopside doku alınması durumu söz konusu olduğundan, doku örneğinin alındığı bölgeye göre değişiklik gösterebilecek olmakla birlikte, süt dokusunu zedeleyerek, süt üretimini azaltabilir. Buna ek olarak, biyopsiyle ilgili olarak gelişme ihtimali olan yara ya da enfeksiyon da süt üretimini olumsuz olarak etkileyebilir.

Röntgen, BT, mamografi, MRG gibi tanı yöntemleri, radyoaktif madde anne veya bebeğin dokuları tarafından emilmedikleri için güvenlidirler, süt üretimini ve emzirmeyi olumsuz yönde etkilemezler.

Kemoterapi süte zarar verir mi? 

Aktif kanser tedavisi gören bir annenin emzirmesi tehlikeli sayılır. Kemoterapi gören bir annenin emzirmesi, zehirli maddeler doğrudan süte geçecekleri için kesin bir şekilde yasaklanmıştır. Kemoterapi tedavisi sona ermiş olan bir anne, kullandığı ilaçlar da göz önünde bulundurularak yeniden emzirmeye başlayabilir.

Radyasyon alan bir meme, bu tedaviden tahribat görebileceği için sütün azalması ya da dokuların zedelenmesi gibi durumlar söz konusu olabilir ancak radyasyon almayan meme güvenlidir.

Bu bilgilere ek olarak, emzirmeyi durdurmak bir annenin fiziken daha güçlü olacağı anlamına gelmez. Aksine anneyi böyle duygusal bir bağdan mahrum etmek ruhsal durumunu etkileyebilir. Ayrıca, emzirmek meme kanserinin nüks etme riskini artırmaz.

Pedagog Ne Yapar?

Çocukların tüm gelişim alanlarından ve eğitimsel yapılarından sorumlu olan uzman kişilerdir. Tabi ki sorumluluğuna giren çocukların bir yaş sınırlanması söz konusudur. Pedagoglar 0-12 yaş arası çocukların gelişimlerini değerlendirir. Profesyonel bir şekilde çalışan pedagoglar, dört yılık lisans eğitiminden sonra görevlerini yapabilmektedirler. Çok geniş bir alana hitap etmesi nedeni ile pedagog ne yapar sorusuna verilecek cevap tek bir tane değildir. Çok geniş çaplı ve uzmanlık gerektiren durumlar söz konusu olup, çok önemli bir alana hitap etmektedirler.pedagog kimdir, pedagoglar hakkında bilinmesi gerekenler, pedagoglar ne iş yapar

Ailelerin çocukları adına başvurdukları danışmanlık hizmetlerini yürüttükleri gibi bazı kuruluşlarda çocukları duygusal anlamda pek çok şeye hazırlamak da görevleri arasındadır. Mesela ameliyata girecek bir çocuğu, bu ameliyata duygusal anlamda hazırlamak ve gerekli hisleri yüklemek de yaptıkları işlemlerdendir. Hastanelerde aynı zamanda bebeklerin gelişimlerini de takip ederler. Bu aşamada anneye de doğum sonrasında gerekli eğitimleri verebilmektedirler.

Bakıldığı zaman pedagog ne yapar sorusunun cevabı her türlü sorunu çözümlemektir. Fakat aynı zamanda pedagoglar sorun oluşmaması için de hizmet vermektedirler. Sorun oluştuktan sonra çözümlemek yerine hiç sorun oluşmaması için gerekli danışmanlığı ve eğitimi sağlamaktadır. Çocukların her türlü duygusal gelişimlerinde destek vermektedirler. Ergenlik sorunlarını sağlıklı bir şekilde atlatmaları için gerekli koşulları sunmaktadırlar.

 Sadece çocuklar üzerinde değil ailelerinin de yapmaları gerekenleri anlatarak, bu konuda da destek vermektedirler. Kötü olaylar sonrasında, mesela boşanma, hastalık, afet vb. konularda etkilenilen ruhsal dünyaların toparlanmasını sağlamak ve gelişimlerini sağlıklı devam ettirebilmelerini oluşturmak için gerekli eğitim ve desteği sağlamaktadırlar. Beden ve ruh sağlığının uyum içerisinde devam edebilmesi açısından çok önemli bir rol üstlenmiş durumdadırlar.

Dikkat Eksikliği Tedavisi Nasıl Yapılır?

Çocukların öğrenim hayatını ve arkadaşları ile olan ilişkilerini, yetişkinlerin ise iş hayatını ve aileleri olan ilişkilerini oldukça olumsuz yönde etkileyen rahatsızlık, dikkat eksikliği olarak tanımlanmaktadır. Bu rahatsızlık maalesef sosyal yaşamı kötü etkilemektedir. Dikkat Eksikliği Tedavisinin Detayları arasında bazı ilaçlar ve terapi yer almaktadır. Terapiler yalnızca hasta ile doktor arasında gerçekleşebileceği gibi gruplar halinde de gerçekleşebilmektedir. Bu gruplar kimi zaman hasta ve yakınlarından oluşurken, kimi zaman da aynı rahatsızlığa sahip bireylerden oluşmaktadır. Bu sayede hem kişi kendisini yalnız hissetmemekte hem de paylaşımda bulunmaktadır. Aile le olan terapi aile bireylerine de iyi gelmektedir. Çünkü bu rahatsızlık sadece bireyi değil, ailesini de olumsuz yönde etkilemektedir.dikkat eksikliği nasıl tedavi edilir, dikkat eksiliği sorunu, dikkat eksiliğini tedavi etme

Dikkat Eksikliği Tedavisinin Detayları hakkında kısaca bilgi verecek olursak, ilaç ile yapılan tedaviden başlamak doğru olacaktır. Yetişkin bireylerde en çok ilaç tedavisi uygulanmaktadır. En sık başvurulan yöntem olan ilaç yöntemi antidepresan gibi ilaçlar ile sağlanmaktadır. Doktorlar genel olarak birden fazla ilaç deneyerek aralarından seçim yapar. Çünkü, bu ilaçların etkileri kişiden kişiye farklılık göstermektedir.  En az yan etki ile bu rahatsızlığı gidermek doktorun en büyük hedefleri arasında yer almaktadır. Diğer yöntem ise, terapi yöntemidir. Dikkat eksiği bulunan bireylerin birçoğu davranışsal terapiye olumlu yanıt vererek kısa sürede iyileşirler. Dikkat eksikliğinden kurtulan bireyler büyük olasılıkla aynı rahatsızlığa tekrar yakalanmazlar ve ilaç kullandılar ise, bu ilaçlar kesinlikle kişide bağımlılık yapmaz.

Hamilelikte Sigara Kullanımının Zararları

Konuyla ilgili yapılan araştırmalara göre hamilelikte sigara kullanımı doğacak bebeğinize büyük zararlar verdiği kanıtlanmış durumdadır. Eğer ki, hamileyseniz ve sigara içmeye devam ediyorsanız bilmelisiniz ki aynı anda bebeğinize de sigara içirmektesiniz. Pek çok anne adayı gebelik döneminden önce sigara kullanmakta ve hamile kaldıkları an itibariyle bu kötü alışkanlıklarını bırakmak için çeşitli yöntemlere başvuruluyor. Gebelikten önce içilen sigaranın bebeğinize ne gibi zararlar vereceği ise bilimsel olarak kanıtlanamamıştır. Hamilelikte sigara kullanımı, özellikle de hamileliğinizin ikinci ve üçüncü ayında bebeğinizin göreceği zararlar ise kanıtlanmıştır. Şimdi hamilelikte sigara kullanımından dolayı oluşabilecek zararları maddeler halinde şöyle sıralayalım:hamilelerde sigara kullanımı, hamilelikte sigara tüketimi, hamile kadınların sigara tüketimi-Hamilelikte sigara kullanımı, erken doğum ve düşük riskini arttırmaktadır.-

-Bebeklerin anne karnında ölmesine sebep olabilir.

-Normal dışı plesenta yerleşmesi ve erken plasenta ayrılmasına neden olur.

-Vajinal kanamalar görülür.

-Premature yani düşük kilolu bebek doğumu gerçekleşir. Gelişmiş ülkelerde düşük ağırlıklı doğan bebeklerin üçte birinde fazlası hamilelikte sigara kullanımından kaynaklandığı tespit edilmiştir. Ayrıca küçük bebek doğumları, hastalık ve bebek ölümlerinin gerçek sebebinin de hamilelikte sigara kullanımından kaynaklandığı belirtilmiştir. Hamilelikte sigara kullanımından kaynaklı doğan bebekleri bekleyen başka tehlikelerde vardır. Hamilelik döneminde bebeğe olumsuz etkileri olan sigara kullanımının birde doğum sonrası verdiği zararlar vardır. Bunları şöyle sıralamak mümkündür;

-Sigara için annelerin bebeklerinin soluk alması güçleşir ve hatta durma riski fazlalaşır.

-Sigara kullanan annelerin ani bebek ölümleri ile karşılaşmaları oldukça yüksektir.

-Sigara içen annelerin bebeklerinin sigara içmeyen annelerin bebeklerine göre hem zihinsel hem de fiziksel gelişimleri daha yavaş olur. Bilhassada sigara içen annelerin bebeklerinde hiperaktife sorunları daha fazla yaşandığı kanıtlanmış durumdadır.

-Yine günde bir paket sigara içen annelerde sigara içmeyen annelere oranla düşük doğum ağırlıkları yüzde yüz otuz daha fazla görülmektedir.

– araştırmalar sonuçlarına göre hamilelikte sigara kullanımı kaynaklı doğan bebeklerin sigara içmeyen annelerin bebeklerine göre okul başarıları düşüş gösterir ve daha kısa boylu oldukları ispatlanmış durumdadır.

-Ayrıca yapılan son çalışmalar göstermiştir ki, hamileliğinin erken dönemlerinde sigara kullanımın bırakan annelerin özellikle ilk dört ay içinde olması koşuluyla sigara içmeyen anneler seviyesine indiği de görüldü. Bu sebeple anne adaylarının bu zararlı tütün maddesini ne kadar erken bırakırsa gerek kendi sağlığı gerekse de doğacak bebeğinin sağlığı açısından çok önemli bir durumdur.

İkiz Bebek Bakımı Nasıldır?

İkiz bebeği olan kişiler defter kaydı tutmalıdır. Çünkü ikiz bebeklerde hep aynı bebekler daha çok beslenir. Bu sebepten de kayıt defteri tutunuz. Kayıt defterinde beslenmeleri ve ya dışkıları da yazılmalı. İkiz bebekler bu sebepten altıncı aydan sonra kendilerini keşfetmeye başlıyorlar. İkiz bebekler dokuzuncu aylarda birbirlerini keşfetmeye çalışır ve bir yaşından itibaren de birbirlerini tanımaya başlamaktadırlar. Bunu sakın unutmayın. İletişim kurmaya 2 yaşına geldiklerinde başlamaktadırlar. İkiz bebekler aralarında kendi ikiz dilleriyle konuşmaya başlar. Ama sadece kendilerinin anladıkları bir dilden konuşurlar. İkiz bebekler olsa da ikisinin de karakterleri farklı olur. Yani iki farklı karaktere sahiptirler. Özellikle ikiz bebeklerin arasında asla kıyaslama yapmayınız. Yoksa aile bebeklerin düzeni ve sorumlulukları bozulacaktır. İkiz bebeklerin bazılarında vücudunda sertlik olur. Bu duruma aileler mutlaka doktora götürünüz. Çünkü bir bebeğin beyni hasarlı olma durumu vardır.ikiz bebek nasıl bakılır, ikiz bebek bakımında nelere önem verilmeli, ikiz bebek bakımının kötü yönüAilelerin mutlaka plan yapmaları lazım. Bebekler doğduktan sonraki yapılacak olan hastanenin masrafının üstünden kalkıp kalkamayacaklarını da planlamaları gerekir. İkiz bebeği olan aileler uyku saatleri sürekli değişim gösterir. İkiz bebek olduğu için bazı ikizlerin bir tanesi gece diğeri ise gündüz uyur. Özellikle de anneler çok yorgun düşer. İkiz bebekler tek doğan bebeğe kıyasla daha zorlu bakımları vardır. İkiz bebeklerin masrafları daha fazladır. Bebek malzemeleri çok çabuk biter. Bu çabuk biten malzemelerden bahsedecek olursak mama, ıslak mendil, krem ve ya bebek bezi çok çabuk biter. Tüm bu bahsettiğimiz malzemeler çok çabuk bitiyor. İkiz bebekler alışveriş bir türlü bitmek bilmemektedir. Bebekler uykuya geçer geçmez anneler kalan işerine devam ediyorlar. Anneler çok yorulmuş olurlar. İkiz bebekleri olan anneler çok dengeli beslenmeli ve bol bol vitamin alması gerekir. İkiz bebeklere anneler tek başlarına bakamamaktadırlar. Bu çok zor bir durum olur. Anneler ne kadar bakabilse de ve ya bakabilirim derlerse psikolojik sorunlar yaşamaya başlayacaktır. Fiziksel olarak ikiz bebek anneleri güçlü olsalar da ruhsal olarak güçsüz duruma düşerler. İkiz bebek anneleri hep uykusuz kalır.

Bebeğin İlk Banyosunda Dikkat edilmesi Gerekenler

Uzun süren bir hamileliğin ardından beklenen anı yaşayarak bebeğini kucağına alan anneler ilk bakışta bebeğin saçlarında ve üzerinde bulunan dokulardan bebeğin zarar görmesinden endişe eder. Halbuki, bebek bu dokularla birkaç gün daha sorunsuz bir şekilde idare edebilir. Bu nedenle, bebeği doğar doğmaz banyo yaptırmak doğru değildir, dış dünyaya yeni gelmiş bir bebeğin vücut ısısını bulunduğu ortama ayarlayabilmesi için bebeğe birkaç gün süre tanınmalıdır. Bebek için bebeğin ilk banyosu aşamasını hemşirelerin çoğu kullandıkları ıslak süngerlerle bebeğin üzerindeki doku kalıntılarını temizleyerek tamamlanmaktadır. Bu tam olarak bir banyo sayılmasa dahi bebeği sağlıklı ve güvenli bir şekilde dış dünyaya alışana kadar birkaç gün idare eder.bebeklere banyo nasıl yaptırılır, bebekler ve banyo yapımı, bebekler nasıl yıkanırHastaneden çıkılıp eve gelindikten ve bir müddet bebeğin dış ortama alışması beklendikten sonra artık doğum üzerinden birkaç gün geçmiş ve bebek yıkanmaya hazır hale gelir. Bu özel deneyimi öğrenmeden önce yeni doğan bebeğin banyosu ile ilgili gerekli tüm malzemelerin hazır edilmesi gerekiyor. Bu malzemeler arasında,

  • Vücut ısısında yeterli miktarda temiz su
  • Yıkarken hassas tenine uygun olacak yumuşacık süngerler
  • Bebekler için üretilmiş bebek küveti ve filesi
  • Bebekler için özel üretilmiş şampuan ve sabunlar
  • Kurulamak için bebek iki adet bebek havlussu
  • Bebekler için özel üretilen tarak
  • Banyo sonrasında kullanılabilecek olan bebek yağı ve pişik kremi

bulunur. Tüm bu malzemeler hazırlandıktan sonra bebek ilk banyosuna hazırdır. Bebeğe banyo yaptırırken unutulmaması gereken en önemli husus bebeğin sudan her zaman hoşlanacağının bilinmesidir. Eğer yanlış uygulama yapılmazsa her bebek banyo yapmaktan hoşlanacaktır. Bebeklerin banyo esnasında korkacakları tek şey başlarından aşağıya gözleri ve burunu kapanacak şekilde su dökülmesidir. Böyle bir uygulamayla karşılaşan bebek boğulacak hissi yaşar ve durdurulamaz bir şekilde ağlamaya başlar. Bu ağlamasının anne ve babaya verdiği panikle bir an önce banyo işlemini tamamlamaya çalışan anne daha hızlı bitirmek için başından aşağı daha çok su dökmeye başlar ve banyo süreci bebek için korkulacak bir şey olarak beynine kazınır. Bu nedenle, bebeğin banyoyu sevmesi için başından aşağıya su dökmeden yıkanması gerekir.

Bebeklerde Hepatit B Aşısı Ne Zaman Yapılır?

Dünyaya getirdiğiniz bebeğinizin sağlıklı bir hayat sürmesi açısından bilinçlenmek her ebeveynin başlıca görevleri arasındadır. Daha dünyaya gelmeden planlar yaptığınız bebeğiniz hayata gözlerini açtığında onun için yapacaklarınız daha yeni başlamıştır. Henüz dünyaya gelmiş bebeğinize ilk bir ay Hepatit B aşısını muhakkak yaptırmalı ve bu konuda bilinçlenmeniz gerekmektedir. Hepatit B virüsü kronik karaciğer hastalığı ve kansere yol açabilen çeşitli enfeksiyon hastalıklarından koruma sağlayan doğumdan hemen sonra yapılan bir aşı olan Hepatit B aşısı bebeğinizin geleceğini etkileyecektir. Kan ve kan ürünlerinden, anneden bulaşabilen, virüs, tükürük, ter gibi sıvılardan da geçebilen hepatit B sonuçları ağır olan hastalıkları önleyici niteliktedir. Anne dışında kontrolü yapılmamış bakıcıdan bile bulaşabilen virüs konusunda bebekler önemli tehdit altındadır. Bebeğinizi doğar doğmaz kontrol altına almanız ileride yaşanabilecek sıkıntıların önüne geçecek önemli bir önlemdir.bebeklerde hepatit b, hepatit b aşısı, bebekler için hepatit b aşısıHepatit Aşısı Aralıkları

Bebeklere ilk aşı doğumun hemen akabinde yapılmalıdır. İkinci dozu ise birinci aşıdan en az bir ay sonra gerçekleştirilmeli üçüncü dozu ise bebek altı aylık olduğunda yapılmalıdır. Ülkemizde bu aşı ile ilgili oluşturulmuş bir aşı takvimi mevcuttur. Hepatit B aşısı konusunda bilinmesi gerekenler ise diğer aşılarla rahatlıkla birlikte uygulanabilir olmasıdır. Aşılama periyotlarında farklı firmaların aşıları kullanılabilir. Aşılama hastalıktan korunmada çok etkili bir yöntemdir. Zamanla koruması azalsa bile yaklaşık on beş yıl civarında koruduğu gözlemlenmiştir. Bu nedenle yapılan kan testleri sonucu bağışıklığı normal çıkan çocuklara tekrar dozu önerilmez. Öte yandan Hepatit B aşısı yan etkileri diğer aşılardan daha hafif seyreder. Ateş, aşı yerinde kızarıklık ve şişlik hafif de olsa görülebilmektedir. İki kilonun üzerinde doğan tüm sağlıklı bebeklere henüz klinikten ayrılmadan ilk dozu uygulanmalıdır. Prematüre bebeklerde ise aşı için bir ayı doldurması beklenir. Sağlık durumu iyi ve iki kilodan fazla olan prematüre bebeklere ise hastaneden taburcu olurken aşılanabilmektedir. Annesinde antijeni pozitifse doğumdan sonra ilk yirmi dört saat içerisinde aşı ile birlikte immünglobuni yapılır. Bu uygulama prematüre olup iki kilonun altında olan bebekler için de geçerlidir. Ancak prematüre bebek bir aylık olduğunda sanki hiç aşı olmamış gibi uygulama üç doz olarak baştan yapılmalıdır.

Özgüvenli çocuklar yetiştirmenin detayları

Özgüvenli çocuklar yetiştirme formülleri her anne ve ya baba çocuğunun kendine has kimliğinin olmasını ve özgüveninin gelişmesini istemektedir.  Her anne-baba çocuğunun kendine has kimliğinin olmasını ve özgüveninin gelişmesini istiyor. Amerikan Hastanesi Pediatri Bölümü Pedagog Güzide Soyak altın formülleri sizlerle paylaşalım. Duygusal ya da sosyal olgunluğunun gelişmiş olması kendisin ve başkalarının sınırlarını bile iletişim becerilerinin yeterli ve uyum becerisinin yüksek olması, eleştirilere açık ve çözümler üretebilecek gelişmişliği sağlamak için pek çok noktaya özen göstermek gerekir. Birçok anne-baba sınırsızlığı davranış kontrolünde zorlanmayı özgüven ile karıştırılmaktadır. İlk bebeklik döneminden itibaren temel güven duygusunun oluşturulması için anne ve babalara pek çok görevler düşer. Temel ihtiyaçlarının zamanında karşılanması, koşulsuz sevgi ile kabul etme güçlü ebeveyn-çocuk ilişkisinin ilk adımlarını oluştururlar. Sevildiğini hisseden ve ihtiyaçları zamanında görülen bir bebek aynı zamanda saygıda gördüğünü anlayacaktır. Sezgilerinin çok güçlü olduğu bu dönemde duygularınızı dokunarak hissettirmek kelimelerden daha güçlü olur.çocuklara öz güven kazandırma, çocukların öz güven kazanması için neler yapılabilir, çocukları öz güvenli şekilde yetiştirmeSAYGI GÖSTERİN VE SONRASINDA GÖZ TEMASI KURUN

Her çocuk biricik ve bir çocuk diğerine hiçbir şekilde benzemez, bu kardeş bile olsalar geçerli bir kural olduğu unutulmayınız. Farklılıklara saygı göstermek, karşılaştırma yapmamak ve onların kendi yetenekleri ile ilgili doğru bilinçlenmelerini sağlar. İletişim sağlama sırasında göz teması kurmak, onun yaşına uygun kelimelerle konuşmak, bebeğinde kendini ifade etmesine izin vermek ve duyguların ifadesini önemsemek iletişimi güçlendirmektedir. Anne-baba tutumlarının tutarlı ve dürüst olması da önem taşımaktadır. Tutarsız rol model olmak çocuğun kendi yeterliliği ile ilgili olumsuz mesajlar olmasına neden olur. Nasıl göründüklerini ve davranışlarının kabul görerek, görülmediği ile ilgili düşünceleri ilk olarak ebeveynlerinden duyacak olan çocukların kafalarının karışması da son derece normal durumlardandır. Karşılıklı saygı ilişkinin temelinde olması gereken bir unsurlardandır. Onun birey olduğunu kabul etmelisiniz. Haklarını görmek ve bunları önemsemek ona kendisini değerli olduğunu hissettirmelisiniz.  Sağlıklı ev ortamının korumacı yaklaşımın olmadığı ilişkilerde özgüvenin gelişimine olanak sağlandığını söylemek mümkündür. Aile ile beraber ilerleyen yıllarda değişen çevre şartlarının, içinde bulunduğu sosyal ortamın da çocuğun özgüveninde etkisi bulunmaktadır. Olabilecek bütün olumsuz etkilere rağmen sağlıklı ebeveyn ile çocuk ilişkisi özgüvenin gelişmesindeki en önemli unsuru ifade eder.

Çocukların Psikolojisini Etkileyen Durumlar

İnsanlar hayatları boyunca yaşadıkları olaylardan etkilenirler. Henüz çocukluk çağında edinilen korkular, davranışlar ve alışkanlıklar yetişkinlik döneminde dahi kendini göstermeye devam eder. Bu sebepten dolayı çocukların çocukluk çağındaki yaşamları özenle ele alınmalıdır. Bu dönemde olan çocukların psikolojisinin bozulmaması ve psikolojik sorunlar yaşamaması için bazı şeylere dikkat edilmelidir. Çocukların psikolojisi üzerinde etkili olan birçok şey olmakla birlikte genel itibari ile iyi bir psikolojiye sahip çocuk yetiştirmek için şunlara dikkat edilmelidir.

Kıyaslamadan kaçınma

Çocuklarınızı hiçbir zaman başka bir çocuk ile kıyaslamayın. İster iyi yönlü olsun isterse kötü yönlü olsun hiçbir şekilde çocuklarınızı başka çocuklar ile karşılaştırmayın. Çocuğunuzu yaptığı bir hata yüzünden komşu çocuğu, akraba çocuğu vb. ile kıyaslar ve onun diğer çocuğa göre kötü durumda olduğunu belirtirseniz bu çocukta kendine karşı olan güven ve saygısını yitirmesine yol açabilir. Bu durumun tam tersinde ise çocuğunuzu başka bir çocuk ile kıyaslar ve onun çok daha iyi olduğunu diğer çocukların sıradan olduğunu çok sık bir şekilde dile getirirseniz egoist, kendini beğenmiş çocuklar yetiştirmiş olursunuz. Egoist çocukların büyüdüklerinde toplum tarafından dışlanması acı ama gerçektir. Dışlanmak bir insanın psikolojisinin bozulmasında en yaygın etkendir. Bu sebepten dolayı kıyaslama yapmaktan vazgeçin.Çocukların psikolojisini bozan durumlar, çocukların psikolojisinin bozulma, çocuklarda psikolojik etkilenmeAzarlamayın izah edin

Çocuğunuz bir hata yaptığında onu azarlayarak rencide etmeyin. Rencide edilen çocuklar duygularını ifade etme yönünden yoksunluk çekerler ki bu da psikolojilerinin bozulmasında etkendir. Ortada bir hata var ise bu hatanın tekrar edilmemesi için uygun bir dille hata ortaya koyulmalı ve bir daha tekrar edilmemesi için konuşulmalıdır. Sakin bir şekilde olması gerektiği gibi çocuklarınız ile iletişim kurarsanız sorunsuz iletişim kurup çözüme ulaşabilirsiniz.

Cezalandırmak yerine mahrum bırakın

Ceza vermek çocukların onurunu incitebilir ya da kötü duygulara kapılmalarına sebep olabilir. Eğer ortada ceza gerektiren bir durum var ise ceza vermek yerine mahrum bırakmaya yönelin. Örneğin; bir hata ettiyse çocuğunuza bilgisayarda oyun oynamayı yasaklamayın. Hafta sonu dışarı çıkmak istiyorsa ona izin vermeyerek mahrum bırakabilirsiniz. Böylece bir sonraki hafta sonu dışarı çıkabilmek için davranışlarına çeki düzen verecektir.

Çocuklara Cinsel Eğitim Vermek?

Çocuklar belirli bir yaşa geldiklerinde aşırı meraklı olurlar. Bu merakları sayesinde zaten çocuklar hayatı ve hayatın getirdiği şeyleri kavrayarak yaşama adapte olurlar. Çocuklar yaşamlarının ilk yıllarının oyunlarla vb. geçirirler ve belirli bir yaştan sonra gerçek hayat ile tanışırlar. Örneğin; bir çocuk cinsel organının farkına az veya çok varır. Çişini yaparken erkek çocukları bir anda penislerinden zevk aldıklarını hissedebilirler ya da kız çocukları aynı şekilde vajinalarının farkına varabilirler. İşte bu gibi durumlarda anne balara bazı sorular yöneltilebilmektedir. Bu ne işe yarıyor, bunun oynasam bir şey olur mu gibi sorular genelde çocuklardan duyulan şeylerdir.Çocuklara cinselliği anlatmak, çocuklara cinsel bilgi verme, çocuklar için cinsel eğitimBelli bir yaşa ulaşmış olan çocuklara hem cinsel istismardan korunmalı için hem de gelecekte organlarının işlevleri ile ilgili bilgi verilmek üzere cinsel eğitim verilmelidir. Çocuklara verilecek cinsel eğitimde dikkat edilmesi gereken durumlar vardır. Bu durumları şöyle alt başlıklar altında toplayabiliriz.

Yetişkine değil çocuğa anlatır gibi cinselliği anlatın

Erkek veya kız çocuğu ayırt etmeksizin bir defa cinsel eğitim verilmesi gerektiğini aklınızdan çıkarmayın. Erkek çocukları da kız çocukları da toplumun bir parçasıdır ve her ikisi de cinsel hayat ile bir gün tanışacaklardır. Bu neden dolayı her ikisine de yeterli seviyede bilgi aktarılmalıdır. Erkek çocuklarına ve kız çocuklarına kendi organlarını göstererek ve işlevlerini onların anlayabileceği şekilde anlatmalısınız. Örneğin; erkek çocuğuna pipisini gösterip bu çişini yapmaya yarıyor ve bir gün çocuğunun olmasını sağlayacak. Çocuğunun olması için bir eşin olacak ve onunla bir şeyler yapacaksınız deyin. Seks yapacaksın çocukların olacak deyip çocuğun kafasını karıştırmayın sadece genel hatları ile durumu izah edin. Aynı şekilde kız çocuğunuza da yine vajinasını gösterip gün geldiğinde anne olabilmek ve bazı farklı tatları yaşamak için bir eşin olacak o zaman bu organını kullanacaksın deyin.

Çocuğunuz ergenlik çağına yaklaştığındaysa durumu biraz daha açık hale getirebilirsiniz ki artık günümüzün çocukları 10 yaşındayken seksin ne olduğunu nasıl yapılabildiğini biliyor. Hatta olmaması gereken bir şeyi yapıp kız arkadaşları ile kendi bildikleri kadarıyla seks yapmaya kalkışanlar bile var. Böyle durumların oluşmaması için cinsel eğitimin yanı sıra ahlaki eğitimi de çocuklarınıza aktarmalısınız.