Çocuklar Ve Bayram

Bayram söz konusu olduğunda, biz yetişkinler “Eski bayramlar nerede” diyerek başlıyoruz. Eski bayramları özlüyoruz, hatırlıyoruz.

Çocuklarımızın eski bayramın sevincini ve heyecanını yaşayamayacağından şikayet ediyoruz. Peki, çocuklarımıza neşe ve heyecan yaşatmak için ne yapabiliriz?

Aslında, bunu düşünürken çocukluğumuz aklına gelsin. Ne için mutlu oluruz, onları hayatta tutmaya çalışalım mı?çocuk çağında bayram, bayramların çocuklara etkisi

Ziyafetten önce çocuğumuzla alışverişe gidin. “Bayramlık” çocuklar için çok değerli bir elbise. Gelişiminin çocuğunuzla alışverişe çıkması ve onun fikrini alması da çok değerlidir.

Tatil sırasında, çocuğunuzun sevdiklerine vermek için küçük hediyeler hazırlamasını sağlayabilirsiniz. Bu hediyeleri dışarıdan almanıza gerek yoktur, satın almasanız bile, çocuğunuzla evde yapsanız çok daha iyi olur. Bu hediye, gözyaşı macunu ile yapılmış küçük bir resim olabilir. Önemli olan bunu çocuğunuzla yapmaktır.

Evdebayramlık bir hazırlığınız varsa, çocuğunuzun yaşına ve gelişimine göre bu hazırlık sürecine dahil etmek yararlıdır.

bayram için temizlik sırasında hamur işi börek yaparken, anne ve babanızın toz alarak veya sizi destekleyerek ebeveynliklerini paylaşması çok önemlidir.

Bayram için yiyecek,bayram için  çikolata, bayram için kolonya vb. İçin alışveriş yaparken çocuğunuzun size eşlik etmesi önemlidir.

Çocuğunuza bayram ziyaretinin ne anlama geldiğini söyleyin. Çocuğunuzun yaşı ve gelişimi uygunsa, size gelen misafirlere ona şeker ve çikolata tutma görevi verebilirsiniz.

Ona gençlerin bayramlarda büyüklerin elini öptüğünü söyle. Gittiğiniz bayram ziyaretleri sırasında büyüklerin elini öperek çocuğunuz için bir model olabilirsiniz.

Herkese mutlu bayramlar

Menopoz Nedir ve Belirtileri Nelerdir?

Özellikle ülkemizde yaş olarak menopoz dönemi net değildir. Ancak ülkemiz kadınlarında menopoza yakalanma yaş aralığı 40 ve 55 yaşlardır.

Menopoz kısa ve net olarak adetlerin tamamiyle yok olması bir daha gerçekleşmemesi olayıdır. Kadınlarda yumurtalık bir süre sonra aktivitesini yitirir ve bu sebeple adet görülmeme olayı gerçekleşir. Bir kadının menopoz olup olmadığının teşhisi 12 ay süresince yani 1 sene boyunca adet görmemesi durumunda konulmaktadır. Bu süre içerisinde farklı bir sebep adet olmamaya engel olmamalıdır. Mesela buna emzirme örnek olarak gösterilebilir.menopoz nedir, menopoz belirtileri, menopoz belirtisi nedirKelime anlamı menopozun son adet anlamına gelir. Genellikle görülen yaş grubu 45-55 arasıdır. Menopozun birçok belirtisi vardır. Bunlar; ateş basması, sık sık terleme, anımsama güçlükleri, psikolojik sorunlar, kemik yoğunluğunun azalması, ciltte incelme, meme dokusu kayıpları, cinsel ilişkide ağrı, tuvalete zor yetişme sık idrara çıkma olarak sıralayabiliriz. Tabi adet düzensizlikleri görülmesi yada aniden adet kesilmeleri görülebilir. Bazı kadınlar aylık adetlerini gördükten sonra hiçbir bulgu olmadan da menopozu geçirebilirler.

Bir sene boyunca adet görülmeme durumu da diyebiliriz menopoza. Bu kısa dönemlerde değişiklikler orta veya ciddi düzeylerde oluşabilir. Uykusuzluk ile sinirlilik halleri psikolojik bunalımlara sebebiyet verebilir. Hissedilmeyen değişiklikler de meydana gelir.

Osteoporoz ve kalp hastalıkları bunlara örnektir. Görülen belirtileri kesmek için replesman tedavisi-HRT- ile mümkündür. HRT uygulamaları ilaç, buruna sıkılan spreyler veya cilde sürülen kremler ile yapılabilir. Hasta belirtilerden kendisi “menopoza giriyorum” demeden önce doktora gitmelidir. Çünkü kanser veya başka hastalıkların olma ihtimali de vardır.

Hamileliğin 11.Haftasında Bebeğin Durumu

Hamilelik takvimi yazı dizimizde bir önceki yazımızda hamilelikte 1o.hafta hakkında detaylı bilgi vermiştik.

Hamilelik hesaplama net olarak bu yazımızda ise hamilelikte onbirinci hafta başlığı altında ”hamileliğin 11.haftası, hamilelikte hafta hafta bebeğin gelişimi, hamilelik takvimi” gibi aramalara cevap vermeye çalışacağız.

Hamilelikte 11.Hafta (Hafta hafta hamilelik )

Tabi öncelikle hamileliğin 11.haftasında bebeğinizin durumuna göz atacağız.

Hamileliğin 11.haftasında bebeğiniz:hamileliğin 11.haftası, hamilelikte bebek gelişimi, anne karnında bebek gelişimi

11.Haftada bebeğіnіz 1.25 cm, bir inсir boyutunda ve içеridе çok meşgul. Saç kökleri büyüyor, tırnakları uzuyor eğer kız ise yumurtalıkla büyüyor. Elleri ve kolları son haline yаkın kulakları, burun delikleri açılıyor, dili, ağzındaki palate ve görünür meme uçları var. Ayak ve ellerinde parmakları var artık ağ şeklinde birbirine yapışık dеğillеr.

Hamilelikte onbirinci hafta | Hamilelikte hafta hafta bebeğin gelişimi

Hamilelikte 11.haftada sizin durumunuz:

Anne adayı:

Artık ѕabah bulantılarınız gidiyor ve іştahınız bebeğinize daha fazla bеsin vermek üzere artıуor. Fakat iki kişi için yiyorsunuz diye abartmayın: gebelik sırаsındа kilo alımında sağlıklı olаcаk besinlerden tüketmeliѕiniz ve abur cuburu kesmelisiniz. Size аkıllıcа atıştırma tavsiyeleri: obur gіbі davranmaktansa atıştırarak yiyin vе bezelye, kızarmış yiyecekler, soda ve şekerli ürünler vb. Hayatınızdan bir süreliğine de olsa çıkarmaya çalışın böylece abdominal distansyоnu ve gazı azaltmış olacakѕınız (progesterone’un yаvаşlаttığı sindirim ve büyüyen uterusun neden olduğu).

Hamileliğin 11.Haftası | Hamilelik Takvimi

Bu dönemde karnınız hala gözükmeѕe dе kendinizi hamіle hiѕѕediyorѕunuz. Hala уorgunluk ve sabah bulantısından şikayеtçiysеniz, merak etmeyin 1-2 hafta içindе bu rahatsızlıklar аzаlаcаk.

Hamilelikte 11. Hafta – Sаç-tırnаklаr

Sаç ve tırnakların hızlı uzaması bu haftada farkedіlen bir değişikliktir. Pеk çok kаdın іlk üç aylık dönemin sonuna kadar bunu fark etmezler ama saç ve tırnakların hızlı uzamaѕı 11. haftadan başlar. Hormon seviyelerinin artmasından dolayı saçlar hızla uzar aуrıca rengi dе parlaklaşabilir.

Hamilelikte 11. Hafta | Hafta hafta Hamilelik

Ayrıntılı ultrason

Hamilelikte hafta hafta bebeğin gelişiminde bu haftanın ortaları muhtemelen doktorun annе adaylarını tеkrar kontrollere çаğırdıklаrı dönemdіr. Amaç bebeğin ayrıntılı gelişimini izlеyеbilmеktir (1.trimeѕter tarama – ayrıntılı ultrason). Oluşmuş olabilecek bir takım anomaliler de saptanabilir. Ayrıca yinе аynı ultrason ile bebeğin enѕe kalınlığı (NT- nuchal translucency) ölçülecek, аynı gün verilen kan testi ile ikili tarama testi (halk arasında zеka teѕti, aѕlında dоwn sеndromu ve trizоmi 18 taramasıdır) yaрılacaktır. Bebeğіn ense kalınlığı, ultrasоnоgrafide bebeğin boynunun arka kısmında kоyu renklі olаrаk görünen kısmı anlatmak için kullanılan bir terіmdіr. Başta down sendromu ve trizomi 18 gibi kromozom anomalіlerі іle artmış ense kalınlığı arasında sıkı bir іlіşkі оlduğu bіr çok çalışma ile kanıtlanmıştır. Bunun yanında bеbеğin ѕahip olduğu bir takım kalр, böbrek ve akcіğer hastalıklarında da ense kalınlığının artmış olacağı bilinmektedir.

Hamileliğin 11.Haftası | Hamilelik Takvimi

Zeka testi (ikili test)

İkili test, -sık görülen kromozom anomalilerinden olan- trizomi 21 (down sendromu) ve trizоmi 18’li bebek doğma ihtimalinin yüksek olup оlmadığını bеlirlеmеyе yarar.

Böylece hаngi hamilеlеrdе yüksek maliyеtli vе bebek açısından rіsklі olаbilecek tanı testlerіnіn yаpılаcаğı saptanmış оlur. Anne adaylarının ayrıntılı bilgiуi doktorlarından almaları uygundur.

Hamilelikte 11.hafta hakkında önemli bilgiler paylaştığımız bu yazının da sonuna geldik.

Hafta hafta hamilelik yazı dizimize Hamilelikte 12.hafta ile devam edeceğiz.

Hamilelikte Cinsellik ve Gaz Sancısı

Hamilelik döneminde yanlış algılanan cinsellik bebeğime zarar verir yaklaşımı yanlış bir yaklaşımdır. Doktora gidildiğinde özellikle sorulmak istenipte bir türlü sorulamayan bir sorudur cinsellik.hamilelikte cinsellik, hamilelikte gaz sancısı, hamilelikte yaşanan sorunlar Eşlerde hamilelik döneminde cinsel ilişki doktorlar tarafından pek önemsenmez, sadece riskli durumlarda göz önünde bulundurulan bir problem olarak değerlendirilebilir. Doktorunuz tarafından riskli olabilecek bir durum oluşturursa sizlere bilgilendirme yapılır ve bir süre cinselliğe ara verilir. Onun dışında normal bir doğum süreci yaşıyor ve hiç bir problem görünmüyorsa cinsel hayatınızı normal bir şekilde sürdürebilirsiniz.

Hayatınızın her döneminde olduğu gibi hamilelik dönemindede yeme alışkanlığını düzenli olarak uygulamanız gerekmektedir. Az az ama sık sık yiyin diye defalarca duymuşsunuzdur. Yine hamilelik döneminizde gaz sancısı ve diğer sorunlar ilgilide yeme alışkanlıklarımız ön plana çıkıyor. Az ama sık sık yemek yiyin. Yine yiyeceklerinizi bir çırpıda yutmayın iyice çiğneyin sonra yutun, yemek varken ağzınızda konuşmayın, yemek yediğiniz esnada su içmekten kaçının ama yemek aralarındada bol bol su tüketin. İçeceğiniz suyun bardakta olmasına dikkat edin, pipet, şişe vb. kullanmayın. Kıyafet seçiminizi bol olarak kullanın. Soda içmeyin veya karbonatlı içecekler. Sakız çiğnememeye dikkat edin çünkü gaz sorunana neden olabilir. Yine aynı şekilde özellikle sigara gaz sorununa yol açabilir. Alkolde aynı şekilde.

Gaza neden olacak diğer besinleri ise, yağlı ve kızartılmış yiyecekler, mercimek, kavun, karpuz, soda, elma, erik, bezelye, lahana, soğan, nühut, salatalık, baharatlar, turp, süt, leblebi, kuru fasulye diye sıralayabiliriz. En azından gaz sorunundan ciddi olarak şikayetçi iseniz bu gıdaları az tüketebilirsiniz.

Gaz soruna ne iyi gelir, yürüyüş yapmak, hareket etmek.

Kanserli Anne Emzirebilir Mi?

Akılları meşgul eden bu sorunun birçok kişi tarafından sorulmasının en büyük sebeplerinden biri de kanser konusundaki eksik bilgiden kaynaklanır. Kanserin bulaşıcı bir hastalık olduğu düşüncesi, bu tarz soruların oluşmasında büyük etken taşır. Kanserli bir anneden süt yoluyla bebeğe kanser geçirmez ancak, kanser ve emzirme konusuyla ilgili tek kafa meşgul edici konu bu değil. Bebeğin, meme kanseri bir annenin sütünü emek istemeyeceği ile ilgili bir inanç vardır. Her ne kadar bu konunun “istek” gibi bir duygudan çok daha farklı nedenleri olsa da tamamen asılsız sayılmaz. Habis dokunun gelişmesiyle birlikte sütün tadı değişebilir ya da süt azalabilir, bu durumlarda bebek dolaylı yoldan anne sütü emmeyi bırakabilir, ya da bırakmak durumunda kalabilir.kanserli annenin bebek emzirmesi, kanserli emzikli anne

Peki kanser şüphesi taşıyan ve tanı aşamasında çeşitli işlemlere maruz kalan annenin emzirmesi doğru mudur?

Kanser tanısında kullanılan, iğne aspirasyonu ve galaktografi gibi, örnek alımına yarayan ancak kesi ya da doku çıkarma gibi işlemler içermediği için süt kanallarını ve sütün güvenliğini etkilemez. Biyopsi ise farklı bir konu olarak ele alınabilir. Biyopside doku alınması durumu söz konusu olduğundan, doku örneğinin alındığı bölgeye göre değişiklik gösterebilecek olmakla birlikte, süt dokusunu zedeleyerek, süt üretimini azaltabilir. Buna ek olarak, biyopsiyle ilgili olarak gelişme ihtimali olan yara ya da enfeksiyon da süt üretimini olumsuz olarak etkileyebilir.

Röntgen, BT, mamografi, MRG gibi tanı yöntemleri, radyoaktif madde anne veya bebeğin dokuları tarafından emilmedikleri için güvenlidirler, süt üretimini ve emzirmeyi olumsuz yönde etkilemezler.

Kemoterapi süte zarar verir mi? 

Aktif kanser tedavisi gören bir annenin emzirmesi tehlikeli sayılır. Kemoterapi gören bir annenin emzirmesi, zehirli maddeler doğrudan süte geçecekleri için kesin bir şekilde yasaklanmıştır. Kemoterapi tedavisi sona ermiş olan bir anne, kullandığı ilaçlar da göz önünde bulundurularak yeniden emzirmeye başlayabilir.

Radyasyon alan bir meme, bu tedaviden tahribat görebileceği için sütün azalması ya da dokuların zedelenmesi gibi durumlar söz konusu olabilir ancak radyasyon almayan meme güvenlidir.

Bu bilgilere ek olarak, emzirmeyi durdurmak bir annenin fiziken daha güçlü olacağı anlamına gelmez. Aksine anneyi böyle duygusal bir bağdan mahrum etmek ruhsal durumunu etkileyebilir. Ayrıca, emzirmek meme kanserinin nüks etme riskini artırmaz.

Pedagog Ne Yapar?

Çocukların tüm gelişim alanlarından ve eğitimsel yapılarından sorumlu olan uzman kişilerdir. Tabi ki sorumluluğuna giren çocukların bir yaş sınırlanması söz konusudur. Pedagoglar 0-12 yaş arası çocukların gelişimlerini değerlendirir. Profesyonel bir şekilde çalışan pedagoglar, dört yılık lisans eğitiminden sonra görevlerini yapabilmektedirler. Çok geniş bir alana hitap etmesi nedeni ile pedagog ne yapar sorusuna verilecek cevap tek bir tane değildir. Çok geniş çaplı ve uzmanlık gerektiren durumlar söz konusu olup, çok önemli bir alana hitap etmektedirler.pedagog kimdir, pedagoglar hakkında bilinmesi gerekenler, pedagoglar ne iş yapar

Ailelerin çocukları adına başvurdukları danışmanlık hizmetlerini yürüttükleri gibi bazı kuruluşlarda çocukları duygusal anlamda pek çok şeye hazırlamak da görevleri arasındadır. Mesela ameliyata girecek bir çocuğu, bu ameliyata duygusal anlamda hazırlamak ve gerekli hisleri yüklemek de yaptıkları işlemlerdendir. Hastanelerde aynı zamanda bebeklerin gelişimlerini de takip ederler. Bu aşamada anneye de doğum sonrasında gerekli eğitimleri verebilmektedirler.

Bakıldığı zaman pedagog ne yapar sorusunun cevabı her türlü sorunu çözümlemektir. Fakat aynı zamanda pedagoglar sorun oluşmaması için de hizmet vermektedirler. Sorun oluştuktan sonra çözümlemek yerine hiç sorun oluşmaması için gerekli danışmanlığı ve eğitimi sağlamaktadır. Çocukların her türlü duygusal gelişimlerinde destek vermektedirler. Ergenlik sorunlarını sağlıklı bir şekilde atlatmaları için gerekli koşulları sunmaktadırlar.

 Sadece çocuklar üzerinde değil ailelerinin de yapmaları gerekenleri anlatarak, bu konuda da destek vermektedirler. Kötü olaylar sonrasında, mesela boşanma, hastalık, afet vb. konularda etkilenilen ruhsal dünyaların toparlanmasını sağlamak ve gelişimlerini sağlıklı devam ettirebilmelerini oluşturmak için gerekli eğitim ve desteği sağlamaktadırlar. Beden ve ruh sağlığının uyum içerisinde devam edebilmesi açısından çok önemli bir rol üstlenmiş durumdadırlar.

Dikkat Eksikliği Tedavisi Nasıl Yapılır?

Çocukların öğrenim hayatını ve arkadaşları ile olan ilişkilerini, yetişkinlerin ise iş hayatını ve aileleri olan ilişkilerini oldukça olumsuz yönde etkileyen rahatsızlık, dikkat eksikliği olarak tanımlanmaktadır. Bu rahatsızlık maalesef sosyal yaşamı kötü etkilemektedir. Dikkat Eksikliği Tedavisinin Detayları arasında bazı ilaçlar ve terapi yer almaktadır. Terapiler yalnızca hasta ile doktor arasında gerçekleşebileceği gibi gruplar halinde de gerçekleşebilmektedir. Bu gruplar kimi zaman hasta ve yakınlarından oluşurken, kimi zaman da aynı rahatsızlığa sahip bireylerden oluşmaktadır. Bu sayede hem kişi kendisini yalnız hissetmemekte hem de paylaşımda bulunmaktadır. Aile le olan terapi aile bireylerine de iyi gelmektedir. Çünkü bu rahatsızlık sadece bireyi değil, ailesini de olumsuz yönde etkilemektedir.dikkat eksikliği nasıl tedavi edilir, dikkat eksiliği sorunu, dikkat eksiliğini tedavi etme

Dikkat Eksikliği Tedavisinin Detayları hakkında kısaca bilgi verecek olursak, ilaç ile yapılan tedaviden başlamak doğru olacaktır. Yetişkin bireylerde en çok ilaç tedavisi uygulanmaktadır. En sık başvurulan yöntem olan ilaç yöntemi antidepresan gibi ilaçlar ile sağlanmaktadır. Doktorlar genel olarak birden fazla ilaç deneyerek aralarından seçim yapar. Çünkü, bu ilaçların etkileri kişiden kişiye farklılık göstermektedir.  En az yan etki ile bu rahatsızlığı gidermek doktorun en büyük hedefleri arasında yer almaktadır. Diğer yöntem ise, terapi yöntemidir. Dikkat eksiği bulunan bireylerin birçoğu davranışsal terapiye olumlu yanıt vererek kısa sürede iyileşirler. Dikkat eksikliğinden kurtulan bireyler büyük olasılıkla aynı rahatsızlığa tekrar yakalanmazlar ve ilaç kullandılar ise, bu ilaçlar kesinlikle kişide bağımlılık yapmaz.

Hamilelikte Sigara Kullanımının Zararları

Konuyla ilgili yapılan araştırmalara göre hamilelikte sigara kullanımı doğacak bebeğinize büyük zararlar verdiği kanıtlanmış durumdadır. Eğer ki, hamileyseniz ve sigara içmeye devam ediyorsanız bilmelisiniz ki aynı anda bebeğinize de sigara içirmektesiniz. Pek çok anne adayı gebelik döneminden önce sigara kullanmakta ve hamile kaldıkları an itibariyle bu kötü alışkanlıklarını bırakmak için çeşitli yöntemlere başvuruluyor. Gebelikten önce içilen sigaranın bebeğinize ne gibi zararlar vereceği ise bilimsel olarak kanıtlanamamıştır. Hamilelikte sigara kullanımı, özellikle de hamileliğinizin ikinci ve üçüncü ayında bebeğinizin göreceği zararlar ise kanıtlanmıştır. Şimdi hamilelikte sigara kullanımından dolayı oluşabilecek zararları maddeler halinde şöyle sıralayalım:hamilelerde sigara kullanımı, hamilelikte sigara tüketimi, hamile kadınların sigara tüketimi-Hamilelikte sigara kullanımı, erken doğum ve düşük riskini arttırmaktadır.-

-Bebeklerin anne karnında ölmesine sebep olabilir.

-Normal dışı plesenta yerleşmesi ve erken plasenta ayrılmasına neden olur.

-Vajinal kanamalar görülür.

-Premature yani düşük kilolu bebek doğumu gerçekleşir. Gelişmiş ülkelerde düşük ağırlıklı doğan bebeklerin üçte birinde fazlası hamilelikte sigara kullanımından kaynaklandığı tespit edilmiştir. Ayrıca küçük bebek doğumları, hastalık ve bebek ölümlerinin gerçek sebebinin de hamilelikte sigara kullanımından kaynaklandığı belirtilmiştir. Hamilelikte sigara kullanımından kaynaklı doğan bebekleri bekleyen başka tehlikelerde vardır. Hamilelik döneminde bebeğe olumsuz etkileri olan sigara kullanımının birde doğum sonrası verdiği zararlar vardır. Bunları şöyle sıralamak mümkündür;

-Sigara için annelerin bebeklerinin soluk alması güçleşir ve hatta durma riski fazlalaşır.

-Sigara kullanan annelerin ani bebek ölümleri ile karşılaşmaları oldukça yüksektir.

-Sigara içen annelerin bebeklerinin sigara içmeyen annelerin bebeklerine göre hem zihinsel hem de fiziksel gelişimleri daha yavaş olur. Bilhassada sigara içen annelerin bebeklerinde hiperaktife sorunları daha fazla yaşandığı kanıtlanmış durumdadır.

-Yine günde bir paket sigara içen annelerde sigara içmeyen annelere oranla düşük doğum ağırlıkları yüzde yüz otuz daha fazla görülmektedir.

– araştırmalar sonuçlarına göre hamilelikte sigara kullanımı kaynaklı doğan bebeklerin sigara içmeyen annelerin bebeklerine göre okul başarıları düşüş gösterir ve daha kısa boylu oldukları ispatlanmış durumdadır.

-Ayrıca yapılan son çalışmalar göstermiştir ki, hamileliğinin erken dönemlerinde sigara kullanımın bırakan annelerin özellikle ilk dört ay içinde olması koşuluyla sigara içmeyen anneler seviyesine indiği de görüldü. Bu sebeple anne adaylarının bu zararlı tütün maddesini ne kadar erken bırakırsa gerek kendi sağlığı gerekse de doğacak bebeğinin sağlığı açısından çok önemli bir durumdur.

İkiz Bebek Bakımı Nasıldır?

İkiz bebeği olan kişiler defter kaydı tutmalıdır. Çünkü ikiz bebeklerde hep aynı bebekler daha çok beslenir. Bu sebepten de kayıt defteri tutunuz. Kayıt defterinde beslenmeleri ve ya dışkıları da yazılmalı. İkiz bebekler bu sebepten altıncı aydan sonra kendilerini keşfetmeye başlıyorlar. İkiz bebekler dokuzuncu aylarda birbirlerini keşfetmeye çalışır ve bir yaşından itibaren de birbirlerini tanımaya başlamaktadırlar. Bunu sakın unutmayın. İletişim kurmaya 2 yaşına geldiklerinde başlamaktadırlar. İkiz bebekler aralarında kendi ikiz dilleriyle konuşmaya başlar. Ama sadece kendilerinin anladıkları bir dilden konuşurlar. İkiz bebekler olsa da ikisinin de karakterleri farklı olur. Yani iki farklı karaktere sahiptirler. Özellikle ikiz bebeklerin arasında asla kıyaslama yapmayınız. Yoksa aile bebeklerin düzeni ve sorumlulukları bozulacaktır. İkiz bebeklerin bazılarında vücudunda sertlik olur. Bu duruma aileler mutlaka doktora götürünüz. Çünkü bir bebeğin beyni hasarlı olma durumu vardır.ikiz bebek nasıl bakılır, ikiz bebek bakımında nelere önem verilmeli, ikiz bebek bakımının kötü yönüAilelerin mutlaka plan yapmaları lazım. Bebekler doğduktan sonraki yapılacak olan hastanenin masrafının üstünden kalkıp kalkamayacaklarını da planlamaları gerekir. İkiz bebeği olan aileler uyku saatleri sürekli değişim gösterir. İkiz bebek olduğu için bazı ikizlerin bir tanesi gece diğeri ise gündüz uyur. Özellikle de anneler çok yorgun düşer. İkiz bebekler tek doğan bebeğe kıyasla daha zorlu bakımları vardır. İkiz bebeklerin masrafları daha fazladır. Bebek malzemeleri çok çabuk biter. Bu çabuk biten malzemelerden bahsedecek olursak mama, ıslak mendil, krem ve ya bebek bezi çok çabuk biter. Tüm bu bahsettiğimiz malzemeler çok çabuk bitiyor. İkiz bebekler alışveriş bir türlü bitmek bilmemektedir. Bebekler uykuya geçer geçmez anneler kalan işerine devam ediyorlar. Anneler çok yorulmuş olurlar. İkiz bebekleri olan anneler çok dengeli beslenmeli ve bol bol vitamin alması gerekir. İkiz bebeklere anneler tek başlarına bakamamaktadırlar. Bu çok zor bir durum olur. Anneler ne kadar bakabilse de ve ya bakabilirim derlerse psikolojik sorunlar yaşamaya başlayacaktır. Fiziksel olarak ikiz bebek anneleri güçlü olsalar da ruhsal olarak güçsüz duruma düşerler. İkiz bebek anneleri hep uykusuz kalır.

Bebeğin İlk Banyosunda Dikkat edilmesi Gerekenler

Uzun süren bir hamileliğin ardından beklenen anı yaşayarak bebeğini kucağına alan anneler ilk bakışta bebeğin saçlarında ve üzerinde bulunan dokulardan bebeğin zarar görmesinden endişe eder. Halbuki, bebek bu dokularla birkaç gün daha sorunsuz bir şekilde idare edebilir. Bu nedenle, bebeği doğar doğmaz banyo yaptırmak doğru değildir, dış dünyaya yeni gelmiş bir bebeğin vücut ısısını bulunduğu ortama ayarlayabilmesi için bebeğe birkaç gün süre tanınmalıdır. Bebek için bebeğin ilk banyosu aşamasını hemşirelerin çoğu kullandıkları ıslak süngerlerle bebeğin üzerindeki doku kalıntılarını temizleyerek tamamlanmaktadır. Bu tam olarak bir banyo sayılmasa dahi bebeği sağlıklı ve güvenli bir şekilde dış dünyaya alışana kadar birkaç gün idare eder.bebeklere banyo nasıl yaptırılır, bebekler ve banyo yapımı, bebekler nasıl yıkanırHastaneden çıkılıp eve gelindikten ve bir müddet bebeğin dış ortama alışması beklendikten sonra artık doğum üzerinden birkaç gün geçmiş ve bebek yıkanmaya hazır hale gelir. Bu özel deneyimi öğrenmeden önce yeni doğan bebeğin banyosu ile ilgili gerekli tüm malzemelerin hazır edilmesi gerekiyor. Bu malzemeler arasında,

  • Vücut ısısında yeterli miktarda temiz su
  • Yıkarken hassas tenine uygun olacak yumuşacık süngerler
  • Bebekler için üretilmiş bebek küveti ve filesi
  • Bebekler için özel üretilmiş şampuan ve sabunlar
  • Kurulamak için bebek iki adet bebek havlussu
  • Bebekler için özel üretilen tarak
  • Banyo sonrasında kullanılabilecek olan bebek yağı ve pişik kremi

bulunur. Tüm bu malzemeler hazırlandıktan sonra bebek ilk banyosuna hazırdır. Bebeğe banyo yaptırırken unutulmaması gereken en önemli husus bebeğin sudan her zaman hoşlanacağının bilinmesidir. Eğer yanlış uygulama yapılmazsa her bebek banyo yapmaktan hoşlanacaktır. Bebeklerin banyo esnasında korkacakları tek şey başlarından aşağıya gözleri ve burunu kapanacak şekilde su dökülmesidir. Böyle bir uygulamayla karşılaşan bebek boğulacak hissi yaşar ve durdurulamaz bir şekilde ağlamaya başlar. Bu ağlamasının anne ve babaya verdiği panikle bir an önce banyo işlemini tamamlamaya çalışan anne daha hızlı bitirmek için başından aşağı daha çok su dökmeye başlar ve banyo süreci bebek için korkulacak bir şey olarak beynine kazınır. Bu nedenle, bebeğin banyoyu sevmesi için başından aşağıya su dökmeden yıkanması gerekir.