Alkali Damlası Nedir?

Vücudumuzdaki asit dengesinin düzensizleşmesi ve bozulduğu zamanlarda depresyon, kilo alımı ve ya hastalıkların iyileşememe gibi sorunlar ortaya çıkar ve vücut asitlerin bir kısmını dışarıya atmaya zorlanmaya başlamaktadır. İşte bu durumda ise alkali su, asitlerin ve zararlı toksinlerin daha kolay bir şekilde dışarıya atılmasını kolaylaştırarak bağışıklık sisteminin güçlenmesine yardımcı olmaktadır. Özellikle hücrelerdeki su dengesinin düzenlenmesine ve cilt kurumalarının da azalmasına alkali suyun önemi fazladır. Alkali su tüm bunlarla beraber metabolizmanın hızlanmasını ve yağ yakımını da kolaylaştırıyor. Çünkü vücuttaki asit fazlalığı metabolizmayı yavaşlattığı için istenmeyen kiloların alınmasına neden olur. Bu sebeple alkali su içmek hem bağışıklık sistemimiz için hem de metabolizmamızın daha düzenli çalışması için çok önem arz etmektedir. Tüm bunlarla birlikte alkali su hücrelerimizin yenilenmesine ve cildimizin daha sağlıklı görünmesini sağlıyor. İçilen sulardaki PH değerinin düşük olması durumunda hücreler tarafında emilimin az olacağından ötürü cilt kuruluklarıyla karşılaşılır.alkali damlası ne işe yarar, alkali damlası hakkında bilmeniz gerekenler, alkali damlası nerede bulunurAlkali su içen kişiler daha zinde ve çok sağlıklı bir görünüm içerisinde olurlar. Özellikle cildi canlandırdığı için yaşlanmayı geciktirici etkisi de bulunur. Bu nedenle içtiğimiz suların alkali olmasına ve PH değerlerinin en azında 7,8 olmasına çok dikkat etmelisiniz. Alkali suyun saydığımız tüm bu faydalarından yararlanmak için sizde evinizdeki içme sularını alkali damlası kullanarak PH değerlerini kolayca yükseltmeniz mümkündür. Alkali damlasını eczanelerde kolayca bulabilir ve sağlığınız için en iyi adımlardan birini atarsınız. Alkali damlasının kullanımı da çok kolay formdadır. Nasıl mı gelin belirtelim; Yaklaşık olarak 300 mililitre suya 5 damla alkali damlası damlatarak içeceğiniz suyun PH değerini yükseltmek bu kadar kolaydır. Alkali damlası çoğunlukla 100 ml’lik ambalajlarda satıldığı için yanınızda taşıyabilir ve gittiğiniz her yerde içeceğiniz suları alkali hale getirmeniz mümkündür. Yine aynı şekilde evinizde tükettiğiniz suları da uygun ölçülerde alkali damlası kullanarak PH değerini yükseltebilirsiniz. Gerek siz gerekse de çocuklarınız güvenle içilebilmesi sağlanır. Alkali damlasının en önemli özelliklerinden biride kalorisiz yapıdadır. Bu nedenle kilo aldırır diye bir korkuya kapılmanıza gerek kalmaz. Alkali damlasının sağlık açısından birçok faydası da bulunur.

Şerbetçi Otunun Faydaları Nelerdir?

Şerbetçi otu ne işe yarıyor bu konuda yapılan araştırma sonuçlarının en başında bayanlar açısından önemli bir konu olan göğüs büyütme özelliği göze çarpıyor. Şerbetçi otu doğada kendiliğinden yetişen bir bitki olmasının yanında son zamanlarda yapılan araştırmaların olumlu sonuçlar ortaya koymasıyla birlikte suni olarak da yetiştirme işlemine ağırlık verilmeye başlandı. Şerbetçi otu ne işe yarar diye merak ederek araştırma yapanların ilk gözlerine çarpan göğüs büyütme özelliğidir.şerbetçi otunun faydaları, şerbetçi otu nelere iyi gelir, şerbetçi otunun sağlığa faydalarıŞerbetçi otu ne işe yarar ve ya şerbetçi otu faydaları neler olabilir sorularının yanıtı olarak aynı zamanda uykusuzluk konusunda da bitkisel bir çözüm yöntemi olduğu anlaşılıyor. Uyumadan yarım saat önce içilen şerbetçi otu çayı uyku problemini büyük ölçüde önler. Uykusuzluk problemi yapılan araştırmalar sonucunda elde edilen sonuçlar bakımından sağlık bakımından çok etkili olduğu ortaya çıkarılmıştır dengesiz uyku uyuyanların vücut metabolizmalarında zaman içinde sıkıntılar oluştuğu gözlenmektedir. Bu sebepten dolayı uykusuzluk sıkıntısı yaşayan bireylerin uyumadan önce yalnızca şerbetçi otu çayı acı olacağından içine aromatik tat veren diğer hoşlandıkları bitkilerden karıştırarak içmeleri faydalı gelmektedir. Şerbetçi otu ne işe yarar sorusunun bir diğer dikkat çeken araştırma sonucu ise idrar söktürücü etkisinin olduğu anlaşılmıştır. Bu sayede ise vücutta meydana gelen ödem oluşumlarını ortadan kaldırıyor. Bu besinin idrar söktürme etkisinin yanı sıra ödem oluşumunu yok etme  ve vücut metabolizmasının zaman içinde dengeli bir şekilde gelişimini sağlar. Dolaşım sisteminde ortaya çıkardığı etkisi ile kanı temizleme özelliği şerbetçiotu ne işe yarar sorusunun bir diğer olumlu etkileri arasında yerini alıyor.

Vücut ana mekanizmasında tüm bu olumlu etkilerinin görüldüğü şerbetçi otu faydaları aynı zamanda sinir sistemi üzerinde de yoğun bir etki yaratır. Sinir sistemini yatıştırması ve ya onarıcı etki yaratması bu konuda sıkıntısı olanların alternatif tıp yöntemleri arasına almalarına neden olur. İnsan vücudu bu tür bitkisel tedavi yöntemleri ile dengede tutulması ilaç ve ya diğer kimyasalların etkisini de ortadan kaldırarak daha sağlıklı gelişim sağlar. Şerbetçi otu ne işe yarıyor diye araştırma yapanların karşılaştıkları bu gerçekler biraz şaşırtıcı olsa da zaman içinde etkilerini gördükçe daha duyarlı ve bilinçli sağlık koşulları ortaya çıkmıştır.

Kalori Hesaplayarak Beslenme Nedir?

Kalori, bilimsel bir açıklama ile ifade edersek;  1 gram suyun sıcaklığını 1 derece yükseltmek için, gereken enerji miktarıdır. Zayıflamak isteyen insanların ve sağlıklı beslenme programlarına göre yaşayan insanların sıklıkla kullandığı bir terimdir.kalori hesaplı beslenme, kalori hesaplayarak beslenme, kalori hesabı yaparak beslenmeGünde Kaç Kalori Alınmalısı Gerekmektedir?

Kilo vermek isteyen insanlar için, 1 hafta boyunca her gün 1100 kalorinin altında almaları ile haftada 1 kilo zayıflamış olurlar. Kilo almak isteyen insanlar içinde; her gün 1200 kalorinin üzerinde almaları haftada 1 kilo almalarını sağlamaktadır. Uzmanlar günde 1200 kaloriden az kalori alınması gerektiğini önermektedir. Haftada 1 kilodan fazla verilen kilolar sağlıklı olmadığı için haftada 1 kilo verilmesi daha yararlı olacaktır. Günlük kalori hesaplama yapılırken, kalori cetveli kullanmak oldukça yararlı olacaktır. Günlük kalori ihtiyacınız; yaşınıza, kilonuza, haftalık yaptığınız aktiviteye göre değişiklik göstermektedir. Mesela; 20 yaşında, boyu 160 olan ve hareketsiz bir yaşam süren bir bayanın günde alması gereken kalori miktarı; 1600 kalori kadardır.  İhtiyacınız olan kalori değeri hesaplanırken bazal metabolizma hızınız da göz önünde bulundurulmalıdır. Kilo vermek, kilo almak ya da formunuzu korumak istiyor olabilirsiniz. Bu istediğinizi düzenli beslenme ile yani; kalori ve besin değerlerini bilerek yaparsanız daha başarılı sonuçlar alırsınız.

Besinlerin Kalori Değerleri Nasıl Hesaplanır?

Hemen hemen bütün gıdalar ve yiyecekler belirli bir miktarda kalori içermektedir. Belirli miktarda kalori içeren besinlerin kalori hesaplama işlemi yapılırken gramlarının ne kadar enerjiye değerine  sahip olduğu bilinmelidir. Bazı gıdaların kalori değeri oldukça yüksektir, bazılarının kalorisi ise oldukça düşük seviyelerdedir. Yemeklerin içinde bunların ne kadar miktarda kullanıldığını bilirseniz besinlerin kalori değerlerini kolaylıkla hesaplamış olursunuz.

Kaloriler, Kilo Alma ve Kilo Verme

Harcadığınız enerjinin büyük kısmını yiyeceklerden geri alırsınız ve bu da sizin kilo almanıza sebep olur. 3500 kalori yarım kiloya denk gelmektedir. Günlük 3500 kalori aldığınızı düşünürsek bir süre sonra fazla kilolarınız başınıza iş açmaya başlayacaktır ve artık kıyafetlerinizin içine sığmayacak hale geleceksiniz. Sağlığı açısından kilo alması gereken biri için bu istisna bir durumdur. Yüksek oranda içinde yağ barındıran besinlerin tüketilmesi giderek kilo almanıza sebep olacaktır. Kilo vermeniz için tek koşul;  gün içinde tükettiğiniz gıdaların kalorisinin harcadığınız kaloriden daha düşük olmasıdır. Örneğin 50 kilosunuz ve daha da zayıflamak istiyorsunuz günlük kalori ihtiyacı 2000 ise sizin 1500 kalori almanız zayıflamanıza yardımcı olacaktır. Fakat dikkat etmeniz gereken bir nokta ise; almanız gereken kaloriden daha aşağıda aldığınız zaman halsiz, vitaminsiz, yorgun hale gelebilirsiniz. Bu tür şeyler yaşamamanız için düzenli ve sağlıklı beslenme yapıp bunu egzersizlerle desteklemeniz sizin için daha yararlı olacaktır.

Hastalıkları Tırnaktan Teşhis Etme Yöntemleri

İnsanlar başlarına gelen hastalıkların teşhisi çok yaparlar. Belirtiler başladıktan sonra şüphe duyarlar. Bu yanlış bir kanıdır. Birçok hastalığın erken teşhisi o hastalıktan hemen kurtulmanız ve biç bir hasar almadan atlatmanız anlamına gelebilir. Her şeyin erken fark edilmesi onun daha çabuk çözüme kavuşturulabileceğini imgeler. Birçok insan başına gelen hastalığın ne olduğunu ve hatta hasta olduğunu anlamaz. Bu yüzden hastalıkları tırnaktan teşhis etme yöntemleri uygulanabilir. Eğer bir hastalığınız var ise tırnaktan teşhis edebilirsiniz.tırnaktan hastalık teşhisi, hastalık teşhisinin tırnaktan yapılması, tırnaktan anlaşılabilen bazı hastalıklar

Tırnağa Göre Hastalık Nasıl Belli Olur?

Başınıza gelen bir hastalık için tırnaklarınıza bakabilirsiniz. Tırnakların anlamı;

Kalın tırnak: Mantar anlamına

Pençe tırnak: tiroid anlamına

Yumru tırnak: akciğer hastalıkları oluşabileceği anlamına gelmektedir.

Tırnakların Hastalık İçin Anlamı Nedir?

Tırnakların anlamına bakarak şüphe ettiğiniz hastalık için doktora görünmeniz de fayda vardır. Doğuştan beri aynı olan tırnaklar için endişe etmeseniz de, sonradan değişime uğrayan tırnaklarınız için muayeneden geçmenizde fayda vardır. Kalın görünümünü almış tırnaklar akciğer hastalığınızın olabileceğini imgelemektedir. Hastalıklara erken teşhis için etkili bir yöntemdir. Ayrıca;

  • Ayrılmış tırnaklar, C vitamini, folik asit ve protein eksikliğini işaret etmektedir. Aynı zaman da oyuklarda görülüyorsa, bu sedef hastalığının belirtisi olabilir. Bu oyun tırnaklar doku bozuklukları ve çinko eksikliğini de işaret etmektedir.
  • Eğer tırnaklarınız renk değiştiriyorsa, yaşlanma veya kalp yetmezliği gibi sorunlarınız olabilir. Bu renk değiştirme genellikle koyu şeritler ile oluşmaktadır. Beyazlaşmış tırnaklarınız da karaciğer hastalıklarının belirtisi olabilir.
  • Bunların dışında oluşan siyah çizgili tırnaklarınız da, iyi oksijen alamadığınızı işaret etmektedir.

Eğer sizde de bu tarz tırnaklar mevcut ise doktora görünmeniz de ve hastalığınızın erken teşhisi için önemli etkeni bulunmaktadır.

Tırnakların Hastalık İle Bağlantısı Nedir?

Farklı şekillere bürünmüş tırnaklar hastalıklarınızla bağlantılı olabilir. Bunun anlamı, renk değiştirmelerde bünyenizin istemediği bir şeyden dolayı veya yeterli temiz havayı alamadığınızdan dolayı kaynaklanabilir. Vücutta dolaşan kan dolaşımı parmak uçlarınıza kadar gitmektedir ve tırnaklarınızın uzamasında etkisi bulunmaktadır. Eğer vücudunuz da sıkıntı varsa tırnaklarınızda belirtiler oluşabilir ve bu belirtiler doğrusunda hastalığınızı anlayabilirsiniz. Sizde tırnaktan hastalık teşhisi yapabilir ve bunun için önlem alabilirsiniz.

Dikkat Eksikliği Tedavisi

Dikkat eksikliği tüm yaş gruplarında görülebilecek bir sorun olsa da özellikle çocuklarda sıklıkla rastlanmaktadır. Dikkat eksikliği tedavisi mümkündür ve aşamalar ile sürdürülen bir sistemdir. En önemli adım ise, dikkatin toplanması ve uzun süre kalıcı olmasıdır. Erkeklerde, kız çocuğuna oranla daha sık rastlanmaktadır. İlaç tedavisi, bireysel tedaviler veya aile ile yapılan görüşmeler gibi birçok seçenek vardır. İlaç tedavisi doktorların birinci tercihidir. Eğer tanı çocuk yaşlarda konulmuşsa mutlaka tedaviye başlanmalıdır. Dikkat eksikliği tedavisi geciktirilirse veya tedaviye başlanmazsa, erişkinlik dönemlerinde ciddi psikolojik bozukluklara ve hatta alkol, madde kullanımına kadar ilerleyebilecek kadar önemlidir.dikkat eksikliği nasıl tedavi edilir, dikkat eksiliği sorunu, dikkat eksiliğini tedavi etmeÇocukluk dönemlerinde daha sık rastlansa da yetişkinlerde de dikkat eksikliği görülebilir. Üstelik çocuklarda oluşan belirtilerin birçoğu yetişkinlerde de kendini göstermektedir. Diğer yandan çocukluk döneminde Hiperaktivite veya dikkat eksikliği yaşamamış kişilerin, yetişkinlik dönemlerinde de yaşamayacakları anlamına gelmemektedir. En etkili yöntem ilaç tedavisidir ve kimi ilaçlar hemen etki etmeye başlasa da bazı ilaçların sonuca ulaşması uzun sürebilir. Bu sürece doktor karar vermektedir ve tanı koyabilmek için hastayı bir kaç kez görmesi gerekebilir. Dikkat eksikliği tedavisinde kullanılan ilaçların genel olarak ciddi yan etkileri olmadığı gibi uyku sorunları ortaya çıkarabilmektedir. Tedavi çocuklarda ve yetişkinlerde farklılık göstermektedir. Yetişkinlerde ise zeka geliştirici oyunlar, hafıza gelişimini sağlayan uğraşlar ve egzersiz gibi ek yöntemler doktor tarafından önerilmektedir. Ödemli olan tedavi sürecinde doktorun belirlediği yöntemler ve ilaç dozlarına sadık kalarak ilerlemektir. Doğru bir yol izlenirse, dikkat eksikliği kalıcı olarak giderilebilen bir rahatsızlıktır. Besinlerimize dikkat etmeli verilen egzersizleri koşulsuz yerine getirmeliyiz. İçerisinde çinko ve omega3 bulunan besinler ise keten tohumu ceviz kabak çekirdeği susam tahin sayılabilir dikkat eksikliği tedavisine ilaçsız çözüm noktasında destek alabilirsiniz. Çoğu uzmanın çok gerek görmeden ilaçla tedaviye başlamamasının nedeni bu tarz ilaçların bağımlılık yaptığı ve bir süre sonra da hiçbir etki göstermemesidir. İlaç tedavisi yanı sıra belirli egzersizlerle de yetişkinlerde tedavi imkânı olmasa da durdurma önleme olabilmektedir. Bu rahatsızlık sosyal yaşamı etkiler aile içi ilişkiler etkiler ancak yanı sıra kişinin işinden olmasına bile sebebiyet verdiğinden daha zorlu sıkıntılar yaşatabilmektedir.

Sindirimi Hızlandıran Bitkilerin Faydaları

Zamanla alınan kiloların alt nedeni hareketsiz yaşam, sindirim sistemin yavaşlaması, egzersiz veya spor yapmamak. Spor yapmaya vakti olmayan veya sevmeyen kişiler için en iyi tercih olarak bitkilerdir. Bazen iş yoğunluğundan kafamızın dolu olmasından egzersiz yapmak pek istemeyiz. Ama kilo olmasın diye de alternatif çözümler arandığında bitkiler hayat kurtarıcıdır. Bitki çayları metabolizmayı hızlandırarak dinlememizi sağlayarak hatta ağrılarımız içinde faydalı olacaktır. Bitki çayları ucuz, yapımı kolay olması, fazla sağlık açısından sorun yaratmadığı için tercih edilir. Bitki çayları metabolizmanın hızlı çalışmasına ve günlük yaşam içinde hareket yapmadan harcayacak kalori miktarını da arttırıp zayıflamanıza destek olacaktır. Metabolizmanın çalışması ile sindirime faydası olacaktır.sindirimi hızlandıran bitkiler, bitkiler ve sindirim sistemi, sindirimi hızlandıran bitkilerin yararlarıMetabolizmanın hızlı çalışması için tavsiye edilen çayların başında yeşil çay gelmekte olup sonra tarçın çayı, papatya çayı, ada çayı, funda çayı, zencefil çayı, beyaz çayı, ıhlamur çayı gibi kullanımı daha çok olanların arasında ilk akla gelenlerdir. Ayrıca maydanoz, at kuyruğu bitkisi, fesleğen, kekik, tere, civan peremi gibi bitkilerinde kullanılması da sindirim sistemi için faydalı olacaktır. İştah azaltıcı olarak da mısır püskülü kullanılabilir. İştahı azaltarak vücutta bulunan fazla yağların eritilerek atılmasına yardımcı olurlar.

Tavsiye edilen ölçüde bitki kurutulmuş papatya veya elinizin altında olan tarçın da olabilir kullanılarak bardağa konulur ve sıcak su dökülerek ağzı kapatılarak dem alınması beklenilir sonra içine şeker yerine bal veya şekerle hafifçe tatlandırılır. Bu hazırlanan bitki çayları ve bitkiler sabahları aç karnına içilmeli veya yenmelidir. Böylece metabolizmanın çalışmasına ve canlanmasına yardımcı olacak toksinlerin de atılmış olmasına yardımcı olacaktır.

Bitki Çaylarında Dikkat Edilecek Hususlar
Bitki çaylarının metabolizmayı hızlandırmak gibi özelliklerinin yanında çoğu aynı zamanda da kafein içerdiğinden aşırı kullanım olması halinde çarpıntı, baş dönmesi, uykusuzluk, yorgunluk hissi ve mide bulantısına da yol açabilirler. Bitki çayların günde 3 bardaktan fazla içilmesi gerekir.. Eğer düzenli olarak ilaç kullanıyorsanız şeker hastalığı için, tansiyon, kan inceltici, depresyon ,ağrı kesici gibi metabolizmayı hızlandıran çayları içmeden önce doktorunuzla görüşmelisiniz

Arpacığa Ne İyi Geliyor?

Arpacık göz kapaklarında bulunan salgı bezlerinin enfeksiyonu sonucunda ortaya çıkmaktadır. Enfeksiyon sebebiyle göz kapağında kırmızı şişlikler görülür ve bu şişlikler kaşıntıya ve ağrıya yol açar. Büyüyen arpacıklar görüşü bozarak göz kapağının açılmasını engelleye bilecek kadar ilerlemiş arpacıklara antibiyotik tedavisinin uygulanması gerekmektedir. Özellikle ağrının şiddetine bağlı kalınarak doktorunuz ağrı kesici önerecektir. İlaç tedavisi gerektirmeyen büyüklükte olan arpacık içinse evde uygulayabileceğiniz bazı yöntemleri kullanılabilir.arpacığa iyi gelen şeyler, arpacık nasıl geçer, arpacık geçirme yolları

  • Elinizi kesinlikle arpacıktan uzak tutunuz ve arpacığı sıkmaya çalışmayanız. Elinizi değdirmek yalnızca iltihabın artmasına ve yayılmasına yol açar.
  • Arpacık üzerinde yaklaşık 15 dakikalık sürelerle sıcak kompres yapılmalıdır. Gün içinde bunu 5-6 kere tekrar ediniz. Sıcak kompresi uygularken gözünüz kapalı olmalı. Bu yöntem ise iltihabın daha kısa sürede iyileşmesine ve şişliğin inmesine yardımcı olacaktır.
  • Lens kullanıyorsanız arpacık geçene kadar ara verilmesinde fayda vardır. Kontak lensler arpacığın yayılmasına olanak tanır.
  • Göz makyajı yapmayınız ve arpacığa herhangi bir kozmetik ürün uygulanmamalıdır. Losyon ve kremler iltihabın yayılmasına neden olur.
  • Bir miktar kadar patatesi rendeleyip ince ve temiz bir beze sararak arpacığın üzerine koyulmalı. Patates kabarıklığı alarak arpacığın iyileşme süresini hızlandıracaktır. Bunun gün içinde 2-3 kez tekrar edilebilir.
  • Anti bakteriyel bitkilerden biri olan ekinezya arpacığa iyi gelmektedir. Ekinezya çayını papatya çayında olduğu gibi pamukla arpacık üzerine sürerek uygulanabilir.
  • Arpacığın sebep olduğu şişliği azaltmak için papatya çayı kullanılabilir. Papatya çayını normal olarak demledikten sonra ılımasını bekleyip süzünüz. Daha sonra bir parça pamuk yardımıyla arpacığa uygulayın. Bunun her gün 3-4 kez tekrarlamalısınız.
  • Kekik yağı arpacık için kullanılan diğer bir doğal ürünlerdendir. Bir parça pamuğa 2-3 damla kekik yağı damlatarak arpacığa sürerek uygulayın. Antiseptik etkisi bulunan kekik yağı arpacığın iyileşme süresinin kısaltılmasına yardımcı olacaktır.
  • Doğal bir antibiyotik olan sarımsak diğer enfeksiyonlar gibi arpacığın da iyileşme süresini kısaltmaktadır. Sarımsakla ilgili sorunsa günde yaklaşık olarak 10 ve ya 12 adet sarımsak yemenin ter ile ağız kokusunu arttırır.

Testis Ağrısı Nedenlerinin Sebepleri

Testislerde yaşanan ağrılar her erkek için kaygı vericidir fakat çoğu zaman ağrılar şiddetlenene kadar doktora gitmek tercih edilmemektedir. Testis ağrısı, birçok farklı sağlık sorununun belirtisi olarak ortaya çıkar. Testis ağrısı nedenleri arasında ilk sıralarda; travmalar, kasık fıtığı, çıban ve kistler gelmekle birlikte testis kanseri, böbrek taşı gibi ağrının daha ciddi nedenleri vardır. Düzenli olarak testis ağrısı yaşıyorsanız ve ağrılar şiddetini arttırıyorsa, vakit kaybetmeden bir doktora giderek altında yatan nedene bağlı olarak uygun tedavi yöntemleri hakkında bilgi almanız gerekir.testis ağrısının sebepleri, testis ağrısı neden görülür, testis ağrısı niye oluşurKasık Fıtığı

Kasık fıtığı ise erkekler arasında oldukça yaygın olmasına rağmen çoğu erkek bu rahatsızlığın farkında değillerdir. Testis ağrısı yaşıyorsanız ve özellikle nedenini net olarak belirleyemiyorsanız sorunuzun cevabı kasık fıtığı olabiliyor. Kasık fıtığı ağrısı genellikle her iki testisi de etkilemektedir.

Testis Kanseri

Testis ağrısı nadir olarak testis kanserinin belirtisi olarak ortaya çıkmaktadır. Testis kanseri olan erkeklerin yalnızca %10’u testis ağrısından şikayet edilir. Fakat bu %10’luk dilim kanserin erken teşhisinin önemi düşünüldüğünde ciddiye alınması gerekir. Testis kanserinin ağrı dışında kalan; göğüs, sırtın altı ve karın bölgesinde hassasiyet, skrotumda sıvı toplanması, testisler üzerinde ya da çevresinde şişlik gibi diğer belirtileri görüldüğünde vakit kaybetmeden doktor kontrolüne gidilmesi gerekir.

Testislerin Bükülmesi

Testislerin bükülmesine neden olan yaralanmalar, testislere olan kan akışının kapanmasına yol açabiliyor. Bu durumda oluşan ağrılar oldukça şiddetli gerçekleşir ve kendinizi ister istemez doktor muayenesinde bulmanız mümkündür. Damarın kapanması ile testislere kan akışının durması ciddi bir sorundur ve testis kaybına yol açabileceğinden acil müdahale edilmesi gerekiyor. Cerrahi müdahaleyle damar düzeltilerek kan akışı normale döner.

Kan Çıbanı Nedir?

Testislere alınan darbeler her zaman geçici ağrılarla atlatılamayabilirsiniz. Çok katmanlı bir kese ile çevrili testislere gelen şiddetli darbeler, bu keseler arasında kan birikmesine neden oluşur ve buna halk arasında kan çıbanı adı verilmektedir. Kan çıbanı bazen sadece dinlenme ile kendiliğinden geçer. Bazı durumlarda ise doktor muayenehanesinde aynı gün içinde gerçekleştirilen küçük operasyonla kanın akıtılması gerekir. Kan çıbanının ciddiyeti kanamanın meydana geldiği bölgeyle alakalıdır.

İmplant Nasıl Yapılır ve Kimlere Uygulanabilir?

İmplant nasıl yapılır sorusunun cevabını verebilmek için, doktorunuzun öncelikle ne tip bir implant’a ihtiyacınız olduğunu belirlemesi gerekir. Zira yaygın inanışın aksine, implant’ların hepsi de ameliyat ile yerleştirilmez. Operasyonsuz, hatta anestezi dahi uygulanmadan yerleştirilebilen implant türleri mevcuttur. İmplant’ın türü belirlendikten sonra ise, çeşidi belirlenecektir. İsveç Nobel Biocare, Sweden Martina (İtalya), Xiva (Almanya) ve İnter İmplant (İsviçre) olmak üzere belli başlı implant çeşitleri mevcuttur. Bunalr arasında fiyat olarak genellikle Sweden Martina daha uygunken, en bilinen ve çok uygulanan ise İnter İmplant sistemidir. Tüm bu sistemler, operasyon öncesi gerektirdikleri harici işlemler, uygulanabildikleri kemik yoğunlukları ve hatta şekilleri bakımından farklılık gösterir. Sizin için en uygun çözümü, diş hekiminiz tespit edecektir. İmplant nasıl yapılır sorusu, ancak bu aşamadan sonra sorulabilir.

Hangi Uygulamalar Yapılır?

İmplant nasıl yapılır, implant türleri, çene kemiğiTüm bu tespitlerden sonra, kemik içine yerleştirilen implant ihtiyacınız olduğu ortaya çıkmışsa, implant uygulanacak dişinizin durumu önem taşır. Zira dişiniz sağlıklı durumdaysa ve diğer şartları da taşıyorsa, diş hekiminiz bu dişi çekecek ve oluşan boşluğa implant’ı yerleştirecektir. Tahmin edilebileceği gibi, en hızlı, en acısız ve en pratik yöntem budur. Ancak kalıcılık oranı genellikle düşüktür. İlk on yıldan sonra daha çok sorun çıkarma eğilimindedir. Operasyon ile çene kemiğiniz içerisine yerleştirilen implant’lar ise, uygulamaları daha zahmetli olmalarına rağmen başarı ve kalıcılık oranları çok daha yüksektir. Anestezi altında çene kemiğiniz oyularak içine implant yerleştirilir ve dikiş atılır. Bir hafta sonra dikişler alınıp geçici protez takılır. Takriben 3 ile 6 ay sonra da kalıcı proteziniz takılacaktır. Bu süre, kişinin yaş ve kemik yoğunluğuna göre farklılık gösterir. Kemik yoğunluğu fazla olan kişilerde süre daha da kısalabilmektedir.

Kimlere İmplant Yapılabilir?

İmplant nasıl yapılır sorusunun cevabını bu şekilde verdikten sonra, kemik yoğunluğu yeterli olan her yaştan hastaya uygulanabildiğini belirtmek gerekir. Yaşı çok küçük veya çok yüksek hastalarda kimiz aman operasyon öncesi kemik ekimi denen ayrı bir işlem yapmak gerekebilir. Kemoterapi alanlar ile kortizon kullananlar ise tedavileri bitmeden implant taktıramaz. Zira bu tedavi türleri, enfeksiyon riskini artırır.

Depresyonun Belirtileri Nelerdir?

Depresyonun belirtileri ciddiye alınmadığında çok ciddi ruhsal hastalıklara sebep olabiliyor. Depresyon şüphesiz çağımızın en tehlikeli hastalıklarından biridir. Çoğu zaman basit telkinlerle kendimizi rahatlatmaya çalışarak aslında ruh halimizi anlamamıza rağmen geçiştirip ertelemekteyiz. Fakat ya depresyona girmiş ve ya bunu fark edemiyorsak? İşte asıl tehlike o zaman başlamaktadır. Depresyon yakalanması kolay kurtulması sabır ve doktor desteği isteyen bir rahatsızlıklardandır. Hemen herkes depresyona yakalanabilir. Bu yüzden hangi belirtiler depresyonun habercisi bunu iyi bilmek gerekir.

Suçluluk Duygusu ile Umutsuz Olma

Kendinize olan güveniniz, saygınız kaybolur ve ya suçluluk hissi ile birlikte geleceğe dair karasar düşünceler ortaya çıkmaktadır. Kimi zaman bazı kişiler kendilerinden, çevrelerinden ve ya geçmişte yaptıklarından nefret etmektedirler.

sinir, depresyon, suçluluk hissiYorgunluk ile Halsizlik

Yapılan araştırmalar gösteriyor ki depresyona yakalanan kişilerin yaklaşık %73 ünde yorgunluk gözlemlenmiş. Bu kişiler yeteri kadar uyumuş olsalar ve ya yorucu bir iş yapmamış olsalar bile kendilerini halsiz ve yorgun hissettiklerini belirtilmiştir.

Uykusuzluk

Depresyona yakalanmış kişilerin yaklaşık %97 si uykusuzluk sorunu yaşıyor. Ayrıca uykusuzluk sorunu çeken normal kişilerin de depresyona yakalanma ihtimali çok fazladır.

Öfkeli ve ya Asabi Olma

Depresyonun ilk aşamalarında öfke ve asabiyet görülür. Kişi aniden sinirlenebilir ve ya gereksiz konulara kızabilmektedir. Bazı depresyonlu kişiler öfkelerini dışa vururken bazıları içine atıyor.

Endişe Duyulması

Depresyona yakalanan kişilerde endişe duyma hali paranoya seviyesine varabilmektedir. İçten içe sizi huzursuz etmektedir. Öyle ki bazı durumlarda kalbin hızlı atması, çarpıntı ve aşırı terleme gibi belirtiler olabiliyor.

Odaklanmada Zorlanma ile Kısa Süreli Hafıza Kaybı Yaşanabilir!

Herhangi bir şeye birkaç saniyeden çok odaklanamıyorsanız depresyonda olma ihtimaliniz yüksek. Depresyona yakalanmış kişiler kısa süreli de olsa hafıza kaybı yaşayabilirler.

Umursamaz Hal ve ya Tavırlar Sergilenmesi

Hayatı çok uç noktalarda sınırsızca yaşamakta depresyon belirtisi olabiliyor. Daha önce hiç yapmadığınız şeyleri bir anda çılgıncasına yapmaya başlarsanız buna dikkat etmeniz gerekir.

Eğlenceli Aktivitelerden Keyif Almaması

Depresyona yakalanmış kişiler kendilerini her türlü sosyal etkinlikten, eğlenceden ve ya arkadaş çevresinden mahrum bırakılırlar. Hatta en sevdikleri programlar, müzik vb. aktiviteler dahi keyfi vermemektedir.